Yıllardır yazıyorum, konuşuyorum. Kendimce önemli addettiğim bazı hususları bıktırırcasına tekrarlıyorum, dikkati yoğunlaştırmaya çalışıyorum. Buna munzam olmak üzere hükümetin sosyal politikalarını, siyasal davranışını ve üslubunu şiddetle tenkit ediyorum.
Çevremdeki yakın arkadaş ve dostlarım şahittir ki, beş yıl önce bazı illeri dolaşarak yana yakıla ‘geliyorum’ diyen tehlikeyi bazı aydınlarımızla, kanaat önderleriyle paylaştım. Siyasette denge-denetim işlevini görecek, sorumluluğunu üstlenecek bir sivil inisiyatife su ve ekmek kadar ihtiyaç olduğunu ısrarla vurgulamaya çalıştım. Çaldığımız tüm kapılar yüzümüze kapandı. Bazı sohbet mekanlarında bazı arkadaş ve dostların müstehzi tavırlarına muhatap olduk. “Bay adalet hoş geldiniz” diye takılmalarına maruz kaldık. Bu kadar ısrarla dikkati “Adalet” mevzuuna yoğunlaştırmaya çalışan birisi olarak bugün bu kadar adalete muhtaç kalacağımızı ben bile tahmin edememiştim. Bir cihetiyle Rabbimin teyidine mazhar olmak benim için bir teselli olmuştur.
Bugün insanlar ve Müslümanlar olarak yaşamakta olduğumuz çetin sınav karşısında bu yürek yangınını hissetmemiz lazım. Eğer bu hissiyatımızı da kaybetmişsek yürek ölümümüz gerçekleşmiş demektir. Yürüyen et ve kemik yığınından başka bir şey kalmamış demektir. İnsanlığın tefessüh ettiği bir noktadır.
Çevremdeki bazı Ak Partili arkadaşların “Bardağın dolu tarafını görmek istemiyorsunuz, kronik Ak Parti muhalefeti ile malulsünüz” mealindeki serzenişlerine, sitemlerine maruz kalmak da ayrı bir dert ve ıstırap. Bu arkadaşlara bugün diyorum, zahmet buyurun Baskın Oran’ın “AKP’nin iktidara gelmiş olmasından çok memnunum” yazısını bir de bu gözle okuyun. Yıllardır yana yakıla yazdıklarımı, konuştuklarımı bir de bu cihetle okuyun. Size hisse takdir edilmişse ne ala, değilse siz sağ ben selamet…
Bazı taassup ehli arkadaşlar gibi parti ve iktidar derdinde değiliz. Derdimiz, endişemiz dinimizle, inancımızla ilgilidir. Elli yıllık bir siyasi mücadelenin sonunda eriştiğimiz nokta bu olmamalıydı diyorum. Adaletsizliklerle, işkence ve zulümlerle, yolsuzluklarla, sistemsizliklerle, ehliyet ve liyakat gözetmeyen politikalarla, helal ve haram ile ak ve karanın bu kadar giriftar olduğu belirsizliklerle; iman, nifak ve küfür kavramlarının bu kadar birbirine karıştığı karanlıklarla anılmak olmamalıydı.
Şimdi biraz anlaşılıyor mu Ak parti siyasetine karşı olan muhalif duruşumuz? Hangi temel sebeplere dayandığı, hangi endişelere istinat ettiği?
Ak Parti’nin başarısızlığı sıradan bir partinin, siyasi organizasyonun veya liderinin başarısızlığı olarak siyasi tarihe yazılmış olsa ‘Ehh! Partiler ve liderler mezarlığına birini daha defnettik’ diye kaldığımız, düştüğümüz yerden kalkıp mücadelemize devam ederiz. Ancak öyle değil. Elli yıllık özlemlerimiz, heveslerimiz, ideallerimiz, heyecanlarımız, fedakarlıklarımız, gençliğimiz, umutlarımız toprağa gömülmek isteniyor. Eğer illa da olup bitenlere ‘bir üst aklın eseridir’ diyorsanız işte bizi alt eden en büyük akıl da budur. Bundan böyle İslami değerler üzerinden siyaset paradigmaları geliştirecek olanlara kim inanır, kim itimat eder? Yaşanmış koskoca bir başarısız deneyimden sonra…
Kendi dindaşlarına bile madik atana, kumpas kurana, yalan söyleyene, zulüm edene, iftira atana, ayak kaydırana, soru çalana, ehliyet ve liyakati berhava edene kim inanır? Bundan sonra Müslüman’ın eminliğinden, güvenirliğinden konuşulduğu zaman el-alem ‘hadi oradan, sizinkileri de gördük; ne kadar acımasız ve zalim olduklarını’ deseler, verilecek bir cevabınız var mı?
Efendim! Duymadım! Bir daha söyler misiniz? Verilecek bir cevabınız var mı? Veya cevap verecek yüzünüz olacak mı?
Hadi gelin Baskın Oran’a ‘hadi oradan, yalan söylüyorsunuz, iftira ediyorsunuz’ deyin; varsa cesaretiniz?
Galiba yerin altının, yerin üstünden hayırlı olduğu günleri yaşıyoruz.
Bütün bu feryat ve figanlarımı basit bir Ak Parti karşıtlığı, muhalifliği olarak görmekte ısrar eden arkadaşlara, dostlara da vebal bırakıyorum. Nasıl olsa hesapların şaşmayacağı bir güne beraber ulaşacağız.
Bilmiyorum maruzatımı, muradımı anlatabildim mi? Mazlumların, dava mağdurlarının, adalet zedelerin, hakperestlerin şahitliğine ihtiyacım olacak.
http://odatv.com/akpnin-iktidara-gelmis-olmasindan-cok-memnunum–0710171200.html