Malum vahyin çerçevelediği adalet mihengi /terazisi, rasyonaliteyi, asabiyeyi dengeler, itidale çeker. Milli bir takım olaylar karşısında heyecan duymak, vatanseverlik kasmak anlaşılabilir, makul görülebilir. Ancak Müslümanlık iddiasında bulunanlar bu duygu, his ve düşüncelerini vahye götürüp sorgulatmak mecburiyetindeler. Bir Müslüman için ‘ehem-mühim’ sıralamasında ‘dinilik ve millilik’ kıyasında her halde tartışmasız olarak ‘dinin’ hakikatinin öncelik sıralamasında birinci sırada yer alması gerekir.
Uzun yıllardır bir Müslüman olarak bu mevzu ile ilgili müşahedelerim/gözlemlerim var. Sadece Türkiye’de değil İslam coğrafyasının hemen hemen bütününde ‘ehem-mühim’ sıralamasında ‘millilik’ ‘diniliğe’ tercih edilebiliniyor. Aksini iddia ettiğinizde ise hemen bir şeylerle itham edilebiliniyorsunuz. Bir söz veya eylem/amel, dinin genel hakikatine muhalifse bunu sağa sola çekmeden, bükmeden tashih etmek her Müslümanın görevidir. Ben de acizane şu anda o görevi yerine getirmeye çalışıyorum.
Son günlerde Yahya Kemal’in İstiklal Savaşı heyecanı ile kaleme aldığı ve manasıyla maksadını aştığı bir şiirin dörtlüğü paylaşılıyor;
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”
Gerek M. Akif’in (Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi.) ve Gerekse Yahya Kemal’in ‘var olma, yok olma’ mücadelesi esnasında his ve heyecanlarının galebe gelmesiyle maksadını aşan ifadelerde bulunmuş olmaları şairlikleri cihetiyle anlaşılabilir ve mazur görülebilir. Ancak halen bu dizeler üzerinden hamaset ve hamakatta bulunmak en hafif nitelemesi ile günahtır. Hatta Allah nezdinde daha ağır müeyyideleri de olabilir. Çünkü hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir iddiada bulunuyorsunuz. Nereden biliyorsunuz bu ordunun ‘İslam’ın son ordusu olduğunu?’ Gelecek ile ilgili bilgi sahibi misiniz? Gelecekten haber mi veriyorsunuz? Hamaset kasarken Allah’ı üzdüğünüzün farkında mısınız? Dini mevzular hassas konulardır. Dini kavramlar üzerinden kendimizi, toplumumuzu, ordumuzu tanımlamaya kalkmak her zaman için doğru olmayabilir ve dolayısıyla Allah’ın maksadı/muradı olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek Allah’a iftiradır. Onun için derim ki, ‘Ey Müslümanlar! Milli damarınızın şişmesi, azması sizi hakikatin bilgisinden uzaklaştırmamalı. Ehem-muhim sıralamasını doğru yapın. Dini, milliliğe kurban etmeyin.