ALTERNATİFSİZLİK Mİ? HAŞA!

by Fahrettin Dağlı

Sokak röportajlarında AK Parti taraftarları muhataplarına sık sık şu soruyu soruyorlar:

“Tamam her şey düzgün gitmiyor; hayat pahalılığı var, başka sıkıntılar var; bunların hepsi doğru ama söyleyin başka bir alternatifiniz var mı?

Muhatapları da genellikle, “alternatifimiz şu partidir veya şu liderdir” diyemiyorlar. Karşı cevapları şu oluyor; “Aslında hiçbir partinin bu mevcut problemleri çözeceği inancında değiliz ama yine de bir değişiklik gerekiyor…”

Bunun birkaç sebebi olabilir. Bunlardan birisi, iktidarın kendilerine ve yakınlarına zarar vereceği endişesi. İkincisi, parti veya liderlerinin gerçekten halen halkta istenen güveni oluşturmamış olmaları.

Üçüncü bir sebep var ki, en kötüsü de bu; İktidar toplumsal güveni önemli ölçüde yıktı. Kamuoyu yoklamalarında halen kararsızlarla ilgili oranın yüksek çıkmasının sebeplerinden birisinin de bu olduğu kanaatindeyim. Kararsızların önemli bir çoğunluğunun eski AKP’liler olması da düşündürücüdür.

Halk adeta, “bunlara bu kadar güvendik, umut bağladık; ‘Müslüman insanlar bunlar; çalmazlar, çırpmazlar, harama iltifat etmezler’ diye itimat ettik. Sonunda her kötülüğü işlediler? Artık kime; nasıl inanalım, güvenelim?” diye düşünüyorlar.

Bu minval üzere sosyal medyada yaptığım bir paylaşımıma bir öğretmenin gönderdiği mesaj; “Sadece bizler değil sol kökenli insanlar da böyle düşünüyorlardı. AKP seçimleri ilk kez kazandığında biyoloji öğretmenimiz öğretmenler odasında bana şunu söyledi. “Beni biliyorsunuz hocam, solcuyum. CHP’den başka partiye oy vermedim. Ancak AKP’nin kazanmasına sevindim. Bunlar Müslüman adamlar, namaz kılıyor, oruç tutuyorlar. Rüşvet almazlar, yolsuzluk, torpil yapmazlar” demişti. O insanların bile bakışı böyleydi. AKP neleri yıktı; keşke AKP’ye sorgusuz sualsiz destek verenler bunu bilseler…”

Bunda mübalağa yok. Gerçekten geniş kesimler böyle düşünüyordu. Hasıl olan bu güvensizliğin varacağı menzil daha da kötü. İnsanın hem cinslerine olan güvensizliği bir süre sonra -Allah Muhafaza- Allah’a karşı itimatsızlığa kadar inkılap edebilir. Hatta zaman zaman şöyle serzenişlere tanıklık ediyorum; (Hâşa) “Allah bu kadar kötülüklere nasıl müsaade ediyor? Sıkıntıları hep belli kesimlere mi veriyor?”

Veya başka bir seslendirme; “Kim iktidara gelirse gelsin; bir şey değişmez. Bu düzen böyle geldi, böyle gider!”

Güvensiz ikliminin toplumu nasıl bir inkara savurduğunu görüyorsunuz. Düşünen akıllar için çok dramatik bir süreç.

Sonuç olarak şunu ifade etmek istiyorum; bu dünyada hiçbir şey alternatifsiz değil. Alternatifsizliği iddia etmek; telaffuz etmek cidden tehlikeli bir düşünce. Müslümanlar açısından daha da tehlikeli; akidevi sonuçları olur.

Kimse kimseyi aldatmasın; eğer bu kadar kirlenmiş bir siyasi yapının alternatifi de yoksa ve bu durum karşısında bizler eli kolu bağlı oturuyorsak; bırakınız Müslümanlığımızı, insanlığımızı gözden geçirmemiz gerekir derim. Vesselam…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept