DEĞİŞİM AMA NASIL?

by Fahrettin Dağlı
Türkiye toplumunda yaşanılan sosyal değişimin/dönüşümün, önemli derecede sağlıksız ve derin düşünme kabiliyetinden mahrum olduğu kanaatindeyim. Akli, ilmi bir muhakemenin neticesi değil; daha ziyade karşı cepheye duyulan tepki ve nefretin doğurduğu ve beslediği bir değişim…
İnsanlar zaman içerisinde düşünsel, fikri değişimler yaşayabilir. Aslında bu durum tabii/fitri bir süreçtir. Burada önemli olan dönüşümün nereden kaynaklandığıdır. Afak mı, Enfüs mı? Yanı konjonktürel dış şartlar mı, yoksa içsel deruni muhakemenin bir neticesi mi?
Ne yazık ki daha çok reaksiyoner, rövanşist bir etki, tepki hali sözkonusu… Günlük medya yayıncılığının ve iktisadi ilişki biçimlerinin şekillendiriği bir sosyal dönüşüm…
Akli, nakli bilgiden ve hikmetten ırak bir yaşam biçimi sosyal hayatı yeniden dizayn ediyor. Bu da otoriter yönetimlerin işini kolaylaştırıyor. Medyaya yerleştirdikleri usta propagandistlerle kendi süreçlerini kolaylaştıracak insan prototipini inşa ediyorlar. Yaşı müsait olanlar 2000 yılı öncesi ve sonrasındaki baş döndürücü değişimi kıyaslayabilirler.
Her vesileyle İbn-i Haldun’dan mülhemle tekrarladığım kanaatimi burada bir daha zikredeceğim; Özellikle bizim gibi ortadoğu toplumlarında toplumsal değişimin motor gücü siyasi egemenlerdir. Onların iktisadi ve kültürel enstrümanlar kullanarak tetikledikleri gayri tabii değişimdir. Bugün yaşadığımız gibi…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept