Din, Cumhuriyet, Demokrasi ve Evrensel İnsan Hakları Üzerine

by Fahrettin Dağlı

Son zamanlarda istemli veya istemsiz olarak din ile hem evrensel değerler hem cumhuri düzen ve demokrasi çatıştırılıyor veya yarıştırılıyor. Zımnen de olsa “bırakınız dinin nesnel olmayan hakikatlerini, ahlaki anlayışını, insanlığa sunduğu değerler manzumesini, bunlar artık hükmü kalmamış eski zamanlara ait değerlerdir. Bugün Batı dünyasının eriştiği insani değerler, evrensel haklar zaten her şeyi düzenliyor, ihata ediyor, dolayısıyla bu mevzulara dini karıştırmayalım.” deniliyor. Yani anlayacağımız dinden arındırılmış Fransız tipi laiklik tasavvuru dayatılıyor. İnsanların bu tasavvura ulaşmasında elbette Ak Parti iktidarının yanlış, gereksiz din politikası etkili olmuştur. Ancak sui misal emsal teşkil etmez. Her ideoloji, her siyasal sistem, yapıcıların ve uygulayıcıların ellerinde şekillenir. Yani pek de siyasal aktörlerden bağımsız değildir. Onun için Ak Parti iktidarının köylü/aşiret/cemaat anlayışının İslami/İslamcı olarak etiketlenmesi her şeyden önce dinin ahlak anlayışına hakarettir. Böyle bir aynileştirme söz konusu olamaz.

Gelelim siyaset dilinde artık amentü gibi sayılan “Evrensel haklar, cumhuriyet ve demokrasi”nin serencamına…

Her ne kadar bu anlayış batıdan neşet edip gelişmişse de onu sadece batıya mal etmek veya batının yeni bir inkılabıymış gibi takdim etmek büyük bir hata ve haksızlık olur. Zira o, bütün İnsanlık tarihinin binlerce asırlık arayış, tecrübe, tekâmül ve birikiminin bir mahsulüdür. Batının mevzuyla ilgili başarılarını görmezlikten gelemesek de nihai anlamda ortaya çıkan siyasal sistem insanlığın müşterek eseridir.

Demokrasi mefhumunun konuşulmasında, tartışılmasında, inşasında ve halk kitlelerine mal olup zafer kazanmasında, “Rönesans”, “Aydınlanma” ve sonraki devir filozof ve siyaset aktörlerinin rolü çok bariz ve inkâr edilemez derecede olmakla beraber, onun tarihî arka planında Sümer’den, Bâbil’den, Mısır’dan, Hititlerden başlayarak Hind’in, Yunan’ın, Roma’nın, Yahudi, Hıristiyan, İslam din ve medeniyetlerinin katkısı ve hatta bütün bir insanlık âleminin rolü vardır.

1789 “İnsan ve Vatandaş Hakları Beyannamesi’’nin ilanı, İnsanlığın tekâmülünde mühim bir adımdır. Ancak bu takdir ifadelerimiz, şu gerçekleri görmemize mani değildir:

1) Her şeyden evvel bu beyannamenin müellifi olan camia ona ihanet ederek iktidar hırsıyla, ideolojik ve nasyonalist fanatizmle, şahsi çıkarlarla birbirine düşmüş, birbirinin kanını dökmüştür. Öyle ki farklı düşünen herkes, “hain” ilan edilmiş ve “kafası koparılacak hâinler” olarak görülmüştür. “İnsan Hakları Davası” uğrunda başlattıkları harpler ve mayaladıkları ihtilallerle / darbelerle o beyannameye ihanete devam ettiler / ediyorlar. Bugün Gazze’ye yönelik soykırım da bunun en somut göstergesidir.

2) O beyanname kendilerini ne Afrika ve Asya’daki fakir ülkeleri ne de Amerikan yerlilerini asırlarca sömürmekten alıkoymadı.

3) Erkeklere tanınan hakları, kadınlara da tanımakta çok geç kaldılar.

4) Yine o beyanname, batıdaki mühim bir kısmı Siyonist ve mason olan mali dukalığın kapitalizm aracılığıyla geniş kitleleri insafsızca istismar etmesine, sömürmesine mani olamadı, kitleler, ancak çok büyük mücadelelerle hayat şartlarını düzeltebildiler.

Her ne olursa olsun yine de o beyannameyi ilan etmekle yetinmeyip ondaki “insani rûh”u samimiyetle benimsemiş ve fiilleriyle de ona sadık kalmış olanlar, iyilikle yâd edilmeyi hakkediyorlar…

Şahsen bizim inancımız odur ki, İnsanlığın tamamının en azından bugünkünden çok daha âdil bir nizam içinde yaşaması, huzurlu bir hayata kavuşması, başka herkesten daha fazla, sahih bir imana sahip aksiyoner Müslümanların gittikçe kararan dünyaya yeni bir siyasal sistemi hediye etmeleriyle mümkündür. Dünyadaki müslümanların haline bakıp umutsuzluğa kapılmak, inanmakta zorlanmak, umutsuzluğun karanlığına mahkum olmak Müslümana yakışan bir durum değil, bir zillet halidir. Bu topraklarda Müslümanca yaşayacaksak -ki aksi bir hezimettir- bunu başarmaya mahkumuz. Aksi halde öte tarafta bu sualle karşılaştığımızda mazeretimiz ne olacak?

Bir memlekette bütün bir kamu düzeni insan hakları ahlakına göre tanzim edilmişse, hukuk sistemi bütünüyle insan hakları ahlakını aksettiriyorsa ve bunların tatbiki hususunda gevşeklik gösterilmiyorsa, memleketin her diyarında insanlar güven içerisinde yaşıyorlar ve seyahat edebiliyorlarsa, ırkından ve inancından dolayı sorgulanmıyorlarsa, haksızlığa uğramıyorlarsa, milli hasıladan herkes adil bir şekilde pay alabiliyorsa, ırz ve namus emniyeti, neslin sağlıklı bir ortamda yetişmeleri için gereken bütün şartlar sağlanmışsa, bu yönetim anlayışı ve uygulaması İslamidir, başka hiçbir yanlış örnek emsal olamaz.

Cumhuri sistem, sadece bir takım siyasi müesseselerden ibaret değildir. Bundan daha önemlisi, sistemin bir felsefesi, bir ruhu, bir ahlakî özü vardır ve o müesseseler bu ruhun ifadesi oldukları nispette bir kıymet ifade ederler. Daha esaslı ifadesiyle, “Cumhurî Sistem”, her şeyden evvel bir zihniyet, felsefe ve davranış şeklidir.

Cumhurî sistem felsefesini, birbirine sıkı sıkıya bağlı şu altı kelimeyle hülâsa etmek kabildir: adalet, eşitlik, insan hakları, ilim, ahlak, vicdan özgürlüğü… Cumhuriyet bu felsefe üzerinde yükselir ve “İnsan Hakları” da bu felsefenin ifadesi ve tezahürüdür.

Her insanın sırf insan olmak hasebiyle doğuştan hür ve muhterem bir varlık olduğuna, insanlık haysiyeti, temel hak ve vecibeler bakımından, bir hadisin ifadesiyle, bütün insanların “bir tarağın dişleri gibi eşit” yaratıldığına, dil, din, ırk, renk, cinsiyet, içtimaı statü farkı gözetmeden bütün insanların kardeş olduğuna, yeryüzünün her tarafında bir arada kardeşçe yaşamaları gerektiğine inanmak, kendi yakın muhitinden, milletinden başlayarak bütün insanları sevip saymak, kendi haklarına sahip çıktığı gibi -kim olursa olsun- bütün insanların haklarını da gözetmek demektir. İslam’ın da hayat, yönetim tasavvuru budur.

Hulasa zaaflarla malul hale gelmiş Cumhuri ve demokratik sistemin bu zaaflarını yüksek bir ahlak inkılabıyla onarmak, teçhiz etmek varken niye yarıştırıyor, çatıştırıyoruz?

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept