ASIL OLAN, İKTİDAR OLMAK DEĞİL, İKTİDARIN NASIL KULLANILDIĞIDIR

by Fahrettin Dağlı
“…İşte Biz (galibiyet ve hâkimiyet) günlerini (ve dönemlerini) insanlar (Hakkı ve adaleti ikame edenler ile zalim toplumlar) arasında (imtihan gereği ve gayretlerine göre) çevirip-devredip dururuz. Bu, Allah’ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahitler edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez.”(Ali İmran-140)
Hz. Adem’in yaratılışından bu tarafa tarih, kurulan nice büyük krallıklar ve imparatorlukların kuruluşunu, egemen bir güç olarak iktidarlarını nasıl tahkim ettiklerini ve nihayetinde nasıl yıkılıp birer etnoğrafik malzeme yığını haline geldiklerini kayıt eder.
Hz. Davut ve Süleyman’ın adalet devleti olmuş, Sebe zalimlerinin de iktidarı olmuş.
Firavunun devleti olmuş ama Hz. Yusuf’un adaletle idaresi de olmuş.
Bizans’ın, Pers’in devleti olmuş ama aynı zamanda Habeş Kralı Neccaşi’nin de adalet devleti olmuş.
Hz. Peygamber’in adalet iktidarı olmuş, karşısında ise onlarca zalimin de krallıkları olmuş.
Emevi devletinin onlarca zalim despotu olmuş ama Ömer B. Abdülaziz’in de kısa dönemli de olsa adalet devleti olmuş.
Abbasi’larin onlarca zalim muktediri olmuş ama bir Harun Reşid’leri de olmuş.
Ve bugün bu devletler, hükümdarlıklar, imparatorluklar sadece hikayeleriyle / kıssalarıyla tarih kaydına geçtiler. Çoğunun ismi, cismi bile hafızalardan silindi. Adaletle hükmedenleri rahmetle, iyilikle, güzellikle ve zalim olanları da nefretle anıyoruz.
Allah insanları yeryüzünde güç temerküzü yapıp krallıklar, despot rejimler kursunlar gibi bir mükellefiyet yüklememiş. Tam aksi gücü / iktidarı adaletin emrine vermeyi emir buyurmuş. Devlet dediğimiz organizasyon da bunun için vardır. Yani, yasalarının geçerli olduğu toprak parçasında yaşayan tüm canlı varlığın adaletini denetlemek, gözetlemek ve korumaktır.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept