BURUK BİR SIZIDIR BAYRAM ACISI

by Fahrettin Dağlı
Yarın bir bayram sabahına uyanacağız. Bir aylık ramazan günlerinden sonra bir bakıma onun bir mükafatı, hediyesi olarak Ramazan Bayramı…
Rahmet, bereket ve barış ikliminden uzak bir Ramazan yaşadık. Gerçi uzun süredir bu iklimden uzağız. Bu manevi zenginliği teneffüs edemez olduk. Bir güç üzerimizden boldezer gibi geçti/geçiyor. Gerisinde büyük bir hasar bırakıp yoluna devam ediyor. Toplumsal barışı yerle yeksan etti/ediyor. Milyonlarca insan mağdur edildi; hakları gaspedildi.
Toplum, ilahi yasanın gereği olarak hem maddi ve hem de manevi anlamda fakirleşti, yozlaştı. Toplumsal nizalaşmalar arttı. Adalet vaktinde ve gereği gibi tecelli edemez oldu. İnsanların hukuka olan inançları kayboldu.
Hele hele Ramazanın bu son günlerinde konuşmak mecburiyetinde kaldığımız mafya muhabbetleri içimizi kararttı. Hukuka olan güven kırıntılarını da yok etti. Geleceğe yönelik endişeler arttı.
Muamelat ahlakında, hukukunda önemli bir irtifa kaybı sözkonusu.
Evet, son günlerde kamuoyunun gündemini işgal eden mafya muhabbeti bile toplum olarak nereye savrulmuş olduğumuzun resmidir.
Bu bayram arefesinde iç karartıcı bir tablo resmetmek istemezdim. Ama kendi iç dünyamla da ters düşmek istemem. Elbette herkes kendi dünyasını yaşıyor. Herkes olup bitenleri farklı pencerelerden bakıyor ve gördüklerini kendi düşünce aleminde manalandırıyor. Acizane penceremden gördüğüm manzara içimi fena acıtıyor. Toplumsal yozlaşmayı, çürümüşlüğü, mana dünyasından uzaklaşıp dünyevileşmeyi, haktan, adaletten uzaklaşmayı v.s. müşahede ettikçe içim acıyor.
Bize hediye olarak sunulan bayramı hangi yüzle, hangi hak etmişlikle kutlayacağız? Ne derseniz hak ettik mi?
Bütün bunlara rağmen yine de kullarına karşı engin bir Merhamete sahip Allah’ın bu bayramı kendimize gelmeye, bulmaya, yaşadığımız hayatın anlamını kavramaya ve buna munzam bir dönüşümü, inkilabı yaşamaya vesile kılsın. Ve bizi affetsin…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept