Malum şahsın, kanıtlı, tanıklı açıklamaları, ifşaları bir daha gösterdi ki, bu ülke uzun süredir yer altı mafyasının cirit alanına dönmüş. Bir şekliyle parti kurmaylarıyla kurdukları ilişki, beraber çektirdileri fotoğraflar onları dokunulmaz kılmış.
Mafyöz düzenin en kullanılışlı metodlarını, yöntemlerini kullanmışlar. İlk önce idari sistemin tepe isimleriyle ilişkiye girmişler. Onlarla sofralara oturmuşlar ve anı fotoğraflamışlar. Daha sonra para ve kadın takviyeleriyle tuzaklarına düşürmüşler. Bundan sonrası ise hepimizin malumu. Şantaj düzeni için bütün enstrümanlar tamamlanmıştır. Artık istediğini yaptırabilme kudretine erişilmiştir!
Bir zamanlar bu ucube hükümet sistemine karşı çıkarken gerekçelerimiz tam da buna tekabül ediyordu. Tek adam rejimlerinde denge-denetim mekanizmalarının çökeceğini; yasama, yürütme ve yargının tek adam vesayetine gireceğini; keyfiliğin bir geleneğe dönüşeceğini; ehliyet ve liyakat yerine sadakatın tercih edileceğini; nepotizmin yaygınlaşacağını; bunun da devlet mekanizmasını felce uğratacağını defaatle ifade ettik, uyardık.
Ne yazık ki, bugün su yüzüne çıkan hadiseler bizi teyit ediyor. Basit bir parti elemanı kadının, uyuşturucu baronları ile siyasetçiler ve resmi kurumlar arasında nasıl bir ağ oluşturduğunun, kimleri tuzağa düşürdüğünün ve halen elini kolunu sallaya sallaya aramızda nasıl dolaştığının ortaya saçılan resimlerinden biri…
Ülkem adına çok üzgünüm ve endişeliyim.
Yıllardır hak ve adalet mücadelesi veren bir insan olarak ben bile bu kadar olabileceğini ihtimal vermiyordum.
İslami değerlerle telif edilebilecek bir siyaseti olmayan iktidar partisinin sebebiyet verdiği bu kadar kirliliği, “İslamcı Siyaset” nitelemesilyle İslam dininin hanesine yazdırmak da bu iktidara nasip oldu! Bu durum büyük bir günahın da sebebidir.
Sözün hülasası; eğer gerekli aksiyonu, eylemi/ameli göstermeyecek olursak korkarım ve endişe ederim ki, toplum olarak küçük kıyametimizi yaşayacağız. -Allah muhafaza-