ÜLKENİN HALİNİN HATIRLATTIĞI FIKRA

by Fahrettin Dağlı
Zamanın behrinde bir devlet bugünkü gibi bir ekonomik krize maruz kalmış. Halk huzursuz ve tepkili; devletin başındaki idareci çaresiz…
Baş vezir, kurmay heyetini topluyor; “Çare nedir?” diye sual ediyor. İçlerinde bizim pek akıllı jöleli gibi sivri zeka birisi çıkıyor; “Sultanım bana onay ver, acı bir reçete uygulayayım; göreceksiniz her taraf süt liman olacak, halkın tepkisinin ateşi sönecek.” diye teklifte bulunuyor. Çaresiz kalan vezir ister istemez ona bu yetkiyi veriyor.
Sivri zekalı kişi! onay isteyerek yeni bir vergi için vezirden müsaade alıyor. Vergiyi saldıktan sonra halk ayaklanıyor; sokaklara dökülüyor. Vezir, buna anlam verememişken görevli zat ikinci bir vergi için tekrar onay istiyor. O onayı da aldıktan sonra ikinci vergiyi de salıyor. Görüyorlar ki, bu sefer halk sokaklara dökülmüş, sarhoş sarhoş sokaklarda eğleniyorlar. Hızını alamayan görevli, vezirden üçüncü vergi için de müsaade alıyor ve onu da salıyor. Bu defa görüyorlar ki, sokaklardaki halk evlerine çekilmiş; ortalıktaki protesto ve şiddet, yerini sessizliğe ve sükûnete bırakmış. Görevini tamamlamış komutan edasıyla vezirin karşısına çıkan görevliye vezir, yaptıklarının ve halkın durumunun hikmetini sormuş. İşte cevapları:
-Birinci vergiyi saldığımızda, halk, “Zaten büyük bir sıkıntı içindeyiz, nedir bu vergi diye sokaklara döküldüler.”
-İkinci vergiyi saldığımızda artık kendilerinden geçtiler, kimileri kendini alkole verdi, ne yapacaklarını şaşırmış ördekler gibi sokaklarda eğlenmeye başladılar. Ölüm öncesi mutluluk gibi…
-Üçüncü vergiyi saldığımızda ise, “Devlet her şeyimizi alacak; elimizde hiçbir şey kalamayacak”; dolayısıyla da mal, mülk olmayınca da dert, kasavet olmayacak diye düşünerek evlerine kapandılar.
Son sözü de ben söylemiş olayım; Bir toplumu baskı, şiddetle yönetmek istiyorsanız, öncelikle o toplumu kendinize muhtaç hale getireceksiniz. Elinize bakacak; şefaatinize sığınacak. Aksi taktirde aç kalacak. Hani Musa’nın halkının Musa’ya söylediğini tekrar hatırlayalım; “Evet, söylediklerinizin doğru olduğuna inanıyoruz ama gel gör ki, ekmeğimizi firavun veriyor.” Öyle bir şey…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept