KİMSENİN İNANÇ DAYATMAYA HAKKI YOKTUR.

by Fahrettin Dağlı

İnanç/iman içten gelen deruni bir kabuldür. Zorlama ve icbarla olacak bir şey değil. Ki böyle icbarla gelen iman Allah nezdinde muteber de değil. Allah bu dayatmayı Peygamberlerine bile yasaklamıştır. ‘Göreviniz sadece hakkı tebliğdir/duyurmadır.’ Başka bir şey değil. Bunun tersinden okunuşu; herkes neye inanıp, neye inanmamakta hürdür/muhayyerdir. Kimsenin dışarıdan kuvvet, şiddet ve baskı kullanarak inanç dayatmaya hakkı yoktur.

Böyle diyoruz da, ancak birileri/bazılar ellerine palaları, bıçakları, silahları alarak insanları cebren inanmaya zorluyorlar; direnen olursa katlediyorlar. Herhalde 14 asır küsur İslam tarihinde bu düşünce ve eylem şeklinin insanlara mutluluk sunmadığı gibi bir saadet dönemi kapısı da açmadığı malumdur. Mezalimlerin yaşandığı kara tablolar bırakmışlardır kendilerinden sonra. Kendilerini tanrının yerine koyarak ahiretteki hesabın faturasını bu dünyada kesmeye yeltenmişlerdir. Evet, bu düşünüş ve hareket şekli düpedüz ilahlık taslamaktır. Musa’ya iman iddiasında olup firavunlaşmaktır. İnsanlığa adalet, barış ve mutluluk sunmayan hiçbir inanç sisteminin adı ‘İSLAM’ olamaz.

Dün Usame Bin ladin ve bugün El-Bağdadi öldürüldü. Arkalarında milyonlarca insanın kanını bırakarak gittiler. Ve dünya insanlığına İslam adına öyle karanlık, öyle korkunç bir fotoğraf bıraktılar ki, belki bir asır tashih edilmeyecek kadar kötü bir tablo bıraktılar. Ektikleri zehirli tohumlar bu toprakları zehirlemeye devam edecek.

Birde takım elbiseli, kravatlı IŞİD veya El-Kaide anlayışlı, ahlaklı olanlar var ki, bunların varlığı en az birinciler kadar tehlikeli ve zararlı. Onlar belki bedenleri ortadan kaldırmıyorlar ama şahsiyet katli yapıyorlar; Kendi düşüncelerine muhalefet eden herkesi tekfir edip aynı çuvala dolduruyorlar. Kendilerini ‘Hakkın’ yegâne temsilcileri olarak görüp dışındaki herkesi kafir ve batılın taraftarları olarak yaftalayabiliyorlar.

Halbuki İslam bir kemal bulma vetiresidir. İnsanların ahleken / karakteren örnek birer şahsiyet olma vetiresidir. Muhataplarını, konuşmaları ve eylemleriyle değil; ahlaki karakterleriyle; güzel söz ve üsluplarıyla imana davet etmeleridir. Bunun dışındaki her türlü yol batıldır ve bir davet metodu değildir. Keşke bunu içselleştirebilseydik. İslam’ın arı, pak, temiz, berrak yüzünü kirletmeseydik! Yazık ettiniz ve etmeye devam ediyorsunuz!..

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept