AKP iktidarları, iktidarlarının ömrünü uzun kılmak için çok büyük günahlar işlediler, haramlara girdiler. Hepsini tek tek saymayacağım. Sadece belki de en önemli gördüğüm bir sahifeyi açacağım. İnandıkları, mensup olduklarını iddia ettikleri dinin değerlerine aykırı düşen çok büyük bir günahın, haramın sayfası…
Baştan şu hakikatin altını çizerek başlayalım: “Bir müslümanın başına gelebilecek en büyük musibet dinine gelendir.”
Bu hakikat ile açalım sayfayı…
AKP iktidarlarının yönettiği toplumu kaba bir şekilde sınıflara ayırırsak:
1-İktidar imkanlarından yararlananlar ve iktidar giderse din, iman, devlet elden gider diye endişe edip bütün olumsuzluklara rağmen iktidarın arkasında duranlar veya sessiz kalarak destek verenler.
2-Muhafazakâr, mütedeyyin mahallede oturmakla birlikte iktidarın hakka ve adalete muhalif icraatlarına karşı tavır alanlar; uyaranlar, ikaz edenler. (Hakkı ve adaleti savunanlar)
3-Dini inançlarla ilgili veya ideolojik nedenlerle baştan beri AKP iktidarlarına muhalif olan seküler veya ladini kesim.
AKP’nin uzun yıllar iktidarda kalmasının getirdiği kibir, azgınlık, zenginlik bir süre sonra iktidar sahiplerini yoldan çıkardı. Yani o motto cümle hükmünü icra etmeye başladı: “Güç / İktidar yoldan çıkarır; Mutlak güç / iktidar ise mutlaka yoldan çıkarır.”
Mutlak iktidar anlayışına varmak -Allah muhafaza- bir ilahlık iddiasıdır. Dolayısıyla iktidar (güç sahipleri) olup biten her şeyi kendilerinden menkul görmeye başlarlar. Taraftarları, müntesipleri de farkında olmayarak bu damarı besler, azdırırlar. İşte bu “iktidar giderse din, iman, devlet de gider” anlayışına kapılanlar da onlarla birlikte yoldan çıkarlar. Allah muhafaza dinlerini, imanlarını tehlikeye atarlar.
İktidarın yaslandığı mahallede ikamet etmelerine rağmen onların icraatlarından hoşnut olmayan bir azınlık da türlü türlü mağduriyetlere, mahrumiyetlere uğratıldılar. Kimileri ayakta durmayı başardı, kimileri de yıkıldı. Kendileri olmasa bile çocukları yapılanlara isyan edip mabetlerden uzaklaştılar. Bir kısmı, “sizin inandığınız din size böyle yapmayı emrediyorsa biz bu dinden değiliz” diye başka mahallelere taşındılar. Dini ritüellerini terk ettiler.
Üçüncü sınıfı teşkil eden büyük çoğunluk zaten dini anlayışa mesafeliydi, yer yer muhalifti. Bunlara da her türlü hukuksuzluk, ayrımcılık uygulanmaya başlandı. Hakları, hukukları çiğnendi. Kamu imkanlarından mahrum edildiler; kamuda istihdam edilme imkanları kısıtlandı. Bunlar ve çocukları da iktidar aktörlerine karşı kinlendiler. İktidar mensuplarının dindarlık anlayışından nefret etmeye başladılar. Bir kısmı bilerek veya bilmeyerek bu durumun dinden kaynaklandığını iddia ederek din ve dindarlık karşıtlığını beslediler.
Şimdi bu üç temel sınıfla ilgili sonuç raporu şudur:
Birinci sınıf, kamu imkanlarından mahrum kalmak endişesiyle sessiz kalarak iktidarın günahlarının savunucusu oldular, haramların işlenmesine ses çıkarmadılar ve dinlerini, imanlarını tehlikeye attılar.
Üçüncü sınıftaki muhalifler, iktidar aktörlerinin hallerine, işlerine, icraatlarına bakarak ya imrenme veya tam aksi nefret etme gibi pozisyon edindiler. Ne yazık ki, mevcut iktidar öyle bir adaletsiz siyaset izledi ki, bu cenahtaki insanların çoğuna dine ve dindara karşı kin ve husumet aşıladı. Normalde bunlar iman etmeye namzet insanlardı. Fakat ne yazık ki, iktidar mensuplarının din anlayışı bu insanları dindar / mütedeyyin mahalleden daha da uzaklaştırdı; yer yer nefreti besledi.
Muhtemeldir ki Kur’an’da kıssası anlatılan “Cumartesi ehlinde” olduğu gibi hakkı ve adaleti savunan bir azınlık ayakta durabildi; kendilerini muhafaza edebildiler.
Sonuçta şu cümleyi kurabiliriz: AKP iktidarları haksız ve hukuksuz icraatlarıyla, söz ve eylemleriyle kendisine destek veren veya destek vermemekle birlikte sessiz kalan bir kitlenin dinlerini ve imanlarını tehlikeye düşürdü. Ve ilave: Eğer hakka ve adalete uygun hareket etmiş olsalardı; kendileri gibi yaşamayanlara da eşit ve adil davranmış olsalardı, iman etme potansiyeline sahip pek çok insanın da imanla buluşmasının yolunu açarlardı. Tam aksi uygulamayla yolları kapattılar. Onların hidayet bulmalarının önüne geçtiler.
İşte kısaca ilk günah sayfası. Bilmiyorum, farkında mısınız nasıl büyük bir zarar-ziyanı içerisinde olduğunuzun?
Dindarlık iddiasındaki kesim, mevcut iktidarın dinlerine ne kadar büyük bir zarar verdiğini idrak etmiş olsalardı herkesten önce onlar bu iktidara muhalif kesilirlerdi.