YÜREĞİM YANIYOR!..

by Fahrettin Dağlı

Aydınlık gurubunun ve daha özelde Perinçek’in iktidar siyasetine yaptığı övgü ve güzellemelerini gördükçe cidden içim daralıyor. Gönlümde bir şeyler fokurduyor. Çünkü bu adam ve ekibi bugüne kadar Türkiye’nin hayrına olabilecek hiçbir şeyin arkasında olmadılar. Eğer bugün iktidar siyasetinin arkasındanlarsa bundan ciddi bir şekilde endişe etmek lazım.

Biraz mübalağa gibi olacak ama Perinçek ve benzerleri beni övüyorsa gittiğim yoldan şüphe ederim; eğer yeriyorsa bilirim ki, yolum doğrudur. Çünkü bugüne kadar hiçbir zaman doğrunun arkasında olmadı. Hep şer güçlerle beraber oldu. Bugün dünyanın şer güçleri olan Rusya ve Çin ile beraber olduğu gibi…

Bakın bugünkü tivitir paylaşımında ne demiş:

“Türkiye, milletin sağduyusu, hükümetin devlet aklı ve Ordumuzun kurmaylık birikimiyle Rusya ile ortak çözüme yönelmiştir.

Türkiye, yeniden 21. Yüzyıldaki aydınlık rotasına yöneliyor, yönelmiştir, yönelecektir.”

Ve Aydınlık Gazetesinin Erdoğan-Putin görüşmesinden önceki manşeti;

“İdlib’de anlaşma; Doğu Akdeniz’de İttifak”

Görüşmenin sonucundan ne kadar eminler değil mi? Çünkü Rus entelijansiyasının ileri karakolu olarak görev yapıyorlar. Rusların neyi dayatacaklarını, kabul ettireceklerini önceden biliyorlar. Manşetlerini ona göre atıyorlar.

Evet, zımnen ne demiş oluyorlar; “Bizim sayemizle, gayretlerimizle Rusya sıcak denizlere (Akdeniz) indi. Yani, tarihe emellerine kavuşuyorlar.” Sevincini paylaşıyorlar aslında.

Bugün varılan mutabakat metnini de okudum. Pamuk ipliğine bağlanmış ve her an kopma ihtimali olan anlaşma maddeleri… Doğrusu, Türkiye’nin bu anlaşmadaki olmazsa olmazı nedir anlayamadım. Rusya’nın dikte ettiği bir metin dersek abartmış olmayız herhalde!..

Bir defa Rus yetkililerinin açıklamaları var: “Suriye’de meşru olarak sadece biz varız. Çünkü Suriye hükumetinin talebi üzerine buradayız. Diğerlerinin hepsi işgalci güçlerdir ve Suriye toprakların terk etmelidirler.”

Şimdi sorarım; bu kanaatte olan bir ülke ile hangi İdlib’i konuşuyoruz? Adam size diyor ki, pılınızı, pırtınızı toplayın bu topraklardan bir an önce çıkın. Siz bu açıklamaların üstüne yatıyorsunuz. Bu şu demektir; bugün olmasa bile yarın çıkacaksınız Suriye topraklarından.

O zaman yeniden soruyoruz; ‘Hangi amaçla oradayız ve bu kadar külfete giriyoruz? Kimse lütfen hamaset yapmasın. Gerçeği ama gerçeği tastamam teslim etsin.

Başka hiçbir şey olmasa da sadece uluslararası entelijansiyanın yerel muhabiri Perinçek ve ekibinin arkanızda olması iyi yolda olmadığınızın bir karinesidir. Bekleyip göreceğiz. Bu kadar yalın gerçekliği anlamak istemeyen arkadaşlar bir gün acı tablo ile yüzleştiklerinde lütfen bu satırları unutmasınlar!.. Ne kadar vebal yüklendiklerini de hesapta tutsunlar!..

Benim yüreğim yanıyor. İçim içimi yiyor. Nedir bu sizin ‘bildiğim bildik, çaldığım düdük havaları?

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept