BAŞIMIZA GELENLERE SİYASİ TAASUPLA BAKANLARA!

by Fahrettin Dağlı
Asgari ücret, memur ve emekli maaşlarını artırmakla iş bitti mi zannediyorsunuz?
Hiçbir şeyi bunlara beğendiremiyoruz gibi ucuz ve bayatlamış savunma psikolojisini bırakın artık! Gerçeği görün ve insana yakışan, dürüstlük ve samimiyet ölçüsünü esas alarak tavır koyun!
Hayatta hiçbir şey insan onurundan daha kıymetli/değerli değildir. Allah’ın hatırı âlidir, hiçbir hatıra değiştirilemez.
Kardeşim, kabul edin artık; bu siyasal yönetimin teorisi ve pratiği çökmüştür; gemi batmıştır. Binlerce tarla faresi buğday ambarlarımıza dadanmıştır. Nimetlerimizi, rızıklarımızı gasp etmişlerdir; kirletmişlerdir.
Bırakınız bu siyasi taassubu artık! Allah muhafaza bu inadınızla şirke yaklaştığınızın farkında mısınız?
Bu nasıl bir din anlayışı böyle?
Bu siyasal iktidarı alternatifsiz kabul etmek -Allah muhafaza- şirktir. Allah’tan gayri her şeyin bir alternatifi var; bunu kabul edin!
Geçmiş savlarınızdan vaz geçmeniz elbette zor. Nefsiniz kolay kolay kaldırmayacak. Ancak gerçekten Allah’a inanıyorsanız; İddianızda samimiyseniz, zararın neresinden dönerseniz kardır.
Gelin bırakın bu inadı!
Herkesten önce oy verenler olarak siz hesap sorun! Bu hesabı size vermek mecburiyetindeler.
Öyle ‘dış güçler’, ‘faiz lobisi’ diyerek sizi geçiştirmesinler / aldatmasınlar. Hiç alakası yok. Kendi becerisizlikleri ve adil olmayışlarının getirdiği kaçınılmaz bir son.
Kendilerine verilen emaneti sahibine teslim etmenin dışında bir çıkışları kalmamıştır.
Bildiğiniz bir hususu bir daha hatırlatıyorum; Yaşanan bu yoksulluk nedeniyle vuku bulan her olumsuz durumdan iktidarla birlikte siz de vebal altındasınız. Öyle ya, ayet aynen öyle ifade buyuruyor; “Zulme meyletmeyin ateş dokunur.” Elmalı, bu ayeti yorumlarken; meyletmenin kapsamını geniş tutmuş. Zulüm karşısında sessiz kalan; ‘neme lazım’ diyenlerin de bu kapsama dahil olduğunu ifade ediyor.
Şu gerçeği hepiniz biliyorsunuzdur; her türlü nimetin nihai sahibi Allah’tır. Kullar sadece emanetçidir. İktidar da öyle. Biz iktidara hakkı, adaleti hatırlatırız; ikaz ederiz. Bunu dikkate alırlar veya almazlar; o onların bileceği bir şey. Ama bizler sorumluluktan kurtulmuş oluruz.
İkaz ve tenkitlerimizden dolayı iktidardan mı düşerler? Düşerlerse düşsünler. Hâşa, bizler Allah’tan daha mı merhametliyiz; daha mı adiliz? Öyle olmadığına göre biz görevimizi yapalım, neticeyi, taktiri Allah’a bırakalım. Eğer daha iyilerine layıksak Allah emaneti onlara verir; yok, değilsek daha zalimleriyle karşılaşırız. Sonucu ne olursa olsun bizler vazifemizi yapmış olmanın mutluluğunu yaşarız.
Görselde kullandığım haberi görüyorsunuz. Bir çiftçi ailenin çocuğu olarak bir gerçeği bir daha dikkatinize sunuyorum;
Neredeyse on yıldır insanlar tarlalarını ekmek istemiyorlar. Çünkü çoğu zaman zarar ediyorlar. Çitçiye yapılan yardım olmazsa kimse ekmez, dikmez. Bugün ise yardıma rağmen kimsenin cesaret edip ekip, dikeceği kanaatinde değilim.
Bu ne anlama geliyor?
Bir tarım ülkesi olarak önümüzdeki sene ciddi bir gıda krizi ile karşı karşıyayız demektir.
Temel gıda maddelerinde yaşanacak sıkıntı ciddi bir biyolojik ve mental sağlık problemi olarak gündemimize yerleşecektir. Yetersiz beslenmenin getirdiği çok yünlü insani problemlerle boğuşacağız demektir. Bu ülkenin bu kadar tarımsal arazisi olsun; bu kadar tarım ve ziraat uzmanı olsun ve buna rağmen bu ülkenin insanı dışarıya muhtaç olsun. Bunun ne demek olduğunu düşünebiliyor musunuz?
Bu ülkenin beşerî yapısıyla birlikte toprakları da çoraklaşıyor/verimsizleşiyor.
Sorarım yetkililere;
Bir icra planınız/programınız var mı?
İnsanımızın karşılaşacağı bu tehlikeyi ne kadar ciddiye alıyorsunuz?
Bugüne kadar ciddiye aldığınıza dair hiçbir emare göremiyoruz. En büyük endişemizde bu. Siz de ciddi bir tutum ve hareketlilik görsek belki bu kadar endişelenmeyeceğiz.
Dünyada gelişmişlik kriteri/ölçütü olarak ‘kişi başı tüketilen protein’ miktarının kabul gördüğü bir çağda, mevcut değeri bile koruyamamak riskinin ne anlama geldiğini izan ve vicdan sahiplerine bırakıyorum.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept