Bu Ne Böyle Yaman Çelişki, Çifte Standart?

by Fahrettin Dağlı

Bu mübarek ramazan günlerini fırsat bilerek nefisleri sığaya çekmek, nefis terbiyesi yapmak varken, Türkiye’nin gündemine yeniden yerleşen seçim nedeniyle tam aksi nefislerin çatıştığı bir ortama sürüklendik/sürükleniyoruz.

İslami bir hassasiyet sahibi oldukları iddiasında bulunanlar, sözkonusu siyasi rakip olunca bu iddialarının hepsini bir kenara bırakarak, rakipleriyle ilgili piyasaya ne sürülecekse sınır/hudut, haram tanımadan, bilmeden her türlü malzemeyi kullanmakta bir beis görmüyorlar. Bunu da ne yazık ki, Müslümanlık aşkı ile yapıyorlar.

Son günlerde CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı ile ilgili sözkonusu edilen ‘Rum’ kökenli olduğu iddiası konuşuluyor. Bunu bir Yunan gazetesi diline dolamış. Hangi saikla yazdığını, paylaştığını bilemiyoruz. Her ne olursa olsun Müslüman için asıl olan kişinin beyanıdır. Kişi diyor ki, şeceremi yedi kuşak kadar biliyorum. Ve bunu da isimlerini tek tek sayarak ifade ediyor.

Bakınız adamcağız şunu bile söylemeye cesaret edemiyor; ‘Rum kökenli de olabilirim. Ne var bunda? Bana kökenime göre mi muamelede bulunacaksınız? Bu ırkçılık değil mi?’ Bunu dahi ifade edemiyor. Çünkü ettiğinde Yunan gazetesinin yazdığı şeyler gerekçe gösterilerek karalanacak. Adamın siyasetini, projelerini ve icra etmek istediklerini konuşmuyoruz. Kaç gündür ırkı mensubiyetini konuşuyoruz.

Bazı kesimleri anlamakta güçlük çekiyorum. Evet, bir an için İmamoğlu’nun gerçekten Rum kökenli olduğunu düşünelim. Ne yani, şimdi ırkından dolayı onu refüze mi edeceğiz? Hatta ‘Müslümanlığın bile bize sökmez mi’ diyeceğiz?

Bunlara ‘ırkçısınız, faşistsiniz’ deyince kızarlar. Peki, bu tavrınız, bu düşünce şekliniz ırkçılık değil mi? Faşistçe bir tavır değil mi?

Ne bu çifte standart yav?

Ecnebi memleketlerde bir Türk veya bir Müslüman, idareci olarak seçilirse, ona sevinir ve bu sevincimizi paylaşırız. Mesela Londra’nın belediye başkanı Pakistan asıllı bir Müslüman; Sadiq Khan… Londra’daki kahir İngilizler ve hiristiyanlar bu Müslüman Pakistanlının ırkına ve dinine bakmayarak oy verdiler. Seçildiğinde günlerce basın yazdı. Müslümanlar sevinçlerini paylaştılar.

Niye bu ülkede benzeri olunca böyle tu kaka yapılıyor? Bu bir çelişki değil mi? Tıpkı ibadethaneler mevzuunda olduğu gibi… Türkiye’de kilise açılacak olsa, vay misyonerlik yapıyorlar diye yaygara yaparız, ancak Batı da yaptığımız, yaptırdığımız cami ve mescitlerle de övünürüz. Adeta bize hak olan size haram diyoruz. Şimdi bu anlayışın İslami ve insani tarafını bana izah edecek var mı?

Son olarak şunun altını çizeyim; Eğer dininizin yayılmasın istiyorsanız- ki her Müslümanın muradının bu olması gerekir- evvelemirde bu çifte standardı bırakıp kendiniz için istediğinizi başkaları için de isteyeceksiniz. Kendinize hak olarak gördüğünüzü başkalarına da göreceksiniz. Bu durum, muhatap nezdinde bir eminlik duruşudur. Bir güven ihsasıdır.

 

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept