HARAM PARALARLA HAYIR OLUR MU?

by Fahrettin Dağlı

Soruma bakıp fıkhı bir sual sorduğuma bakmayın. Aslında ‘ben müslümanım’ diyen her insanın bildiği/bileceği bir sual. Burada mesele, neyin haram olup, olmadığını bilmektir. Meselinin asıl zor ciheti burası!..

Beğenirsiniz, beğenmezseniz, eskiden mahallenin hayır kurumları, kendilerine itimat edenlerin, sevenlerin bağışladıkları sadaka ve yardımlarla bir hizmet yürütüyorlardı.Cami (mescit), Kur’an Kursu, İHL, okul, yurt yapıyorlardı. Baştakilerin niyetleri neydi, ne değildi çok vakıf değiliz. Ancak bildiğimiz bir şey varsa o da orada hizmet yürüten insanların çoğunluğunun helal paralarla bir takım faaliyetler yürüttükleridir. Zaten verilenler eğer Allah rızası gözetilerek verilmiyorsa bunun adı bağış ve sadaka değildir; başka bir şeydir. Karşılığında bir şey beklenilerek yapılan şeyin adı sadaka değil, belki de rüşvettir. En azından, ‘ben sana/size bir şey verebilirim ama; karşılığında da şunu beklerim’ anlayışı!..

Yukarıda ifade ettiklerimi bir an için ihmal ederek sadece şuna dikkat çekmiş olayım; Çok eskiden İslami mahallenin cemaat ve cemiyetleri isteseler de kamu imkanlarına erişme kabiliyetleri yoktu. Kısmen Özal hükümetleri ve daha büyük ölçekli olarak AKP iktidarlarıyla başladı. Hazine arazileri adeta peşkeş çekilmeye başlandı. Üzerinde devasa binalar yapmak için yarışa girildi. Gelen paraların helal ve haramlığına bakılmadı; en azından gerekli hassasiyet gösterilmedi. Ve bugün bu durumun vahim sonuçlarıyla karşılaşıyoruz. 17-25 Aralık olaylarıyla su yüzüne çıkan ve darbe teşebbüsüyle devam eden bu alt-üst olmalar da bu ilişkiler ağının etkisi asla ihmal edilmemeli.

Adil, ahlaklı, erdemli bireyler yetiştirmek için kollarını sıvayanlar kamu imkanlarını kullanmakta asla tereddüt etmediler. “80 milyon insanın hakkı ve hukukudur; rızaları var mı” diye düşünmediler. Mal bulmuş mağrıp gibi abandılar; birbirlerinin ellerinden çekiştirdiler. İşte sonuç; hayır için oluşturduğunuz bu kurumlar artık adil, dürüst, ahlaklı, erdemli bireyler değil zalim ve zulme destek veren bireyler yetiştiriyorlar. Bir kısmı ise sizin bu halinizi görüp kahır edip dininizden uzaklaşıyorlar; aileler çocuklarını size emanet etmekten korku duymaya başladılar. Çünkü eminliğinizi kayıp ettiniz.

Şimdi sorarım bu ‘Ensar’cılara; Allah aşkına bu paralarla, bu haksız edinilmiş mülkiyetlerle hayır yaptığınızı/yapacağınızı mı zannediyorsunuz? Eğer bu zan üzeriyseniz söyleyeyim; çok kötü yanılıyorsunuz. 80 milyon insanın kullandığı doğal gaza %100’e yakın zam yapın. Halkın kursağından zorla çıkarın alın ve bu farkın %1 ıskontosunu da ‘hayır’ için verin! İnsanın sinirlerini depreştiriyorsunuz; Merhum Erbakan Hoca’nın dediği gibi ‘haydı oradan!’ diyesi geliyor. Bunlar milletin hakkından, hukukundan kesilip size verilen rüşvetlerdir.

Dünden bu tarafa kaç adamdan duydum; ‘Hakkımızı helal etmiyoruz; haram zıkkım olsun!..’ Şimdi sormuş olayım; Allah aşkına bu paralarla ne yapmak istiyorsunuz? Eğer halen dindar bir nesil yetiştireceğiz diyorsanız şimdiden oturun dizlerinizi dövün. Vallahı haram parayla bu dine hizmet edilmez. O yurtlarınızda, okullarınızda okuyan, barınan, yiyen-içen o çocuklara, o gençlere haram lokma yedirmekten dolayı kendinize de, o insanlara da yazık ediyorsunuz. Bu iklimden hayırlı bir sonuç çıkmaz; işte şimdi şikayetlenmeye başladığınız deizm ve ateizm gelişir. Eğer bugün bu sonuçlarla karşılaşıyorsak birinci müsebbibi siyasi aktörler ve bu sistemden beslenen sizlerseniz.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept