Bugün hutbede okunan şu hadis beni müslümanların bugünkü hazin hali üzerinde düşünmeye sevk etti: “Öyle insanlar vardır ki âdeta hayrın anahtarları, şerrin kilitleri gibidir. Öyleleri de vardır ki, şerrin anahtarları, hayrın kilitleri gibidir. Ne mutlu Yüce Allah’ın, hayrın anahtarlarını kendilerine verdiği kimselere…”
Kur’an’ı Kerimde bu hadisle ilgili birçok ayet zikredilebilir.
• “Allah’tan başka hiç kimseden korkmazlar.” (Ahzab, 33/39)
• “Hakkı söylemekten çekinmezler.” İnsanlardan çekindiklerinden dolayı gerçeği açıklamaktan geri kalmazlar. İnkar edenlerin haklarında söylediklerine, alay ve saldırılarına aldırmazlar, kınayıcıların kınamasından korkmazlar. (Maide, 5/54, 67; A’raf, 7/2)
• “Baskıcı değillerdir.” Merhametli ve yumuşak huyludurlar. (Nahl, 16/125; Tevbe, 9/128; Hud, 11/75)
• “Öfkelerine kapılmazlar, hoşgörülü ve bağışlayıcıdırlar.” (3/134; 7/199; 42/40-43)
• “Güvenilir insanlardır.” Son derece güçlü bir kişilik sergiler, etraflarına da güven telkin ederler. (44/17-18; 81/19-21; 5/12;16/120)
• “Şeytanı ve yandaşlarını düşman edinmişlerdir.” (35/6; 43/62; 60/1;4/101; 5/82)
• “Birbirlerine danışarak (istişare ile) hareket ederler.” (42/38)
• “İman etmeyenlerin gösterişli yaşantısına özenmezler.” (18/28; 9/55; 20/131)
• “Zenginlik ve mevkiden etkilenmezler.” (22/41; 28/79-80;16/123)
• “Çoğunluğa değil, Allah’ın verdiği kıstaslara uyarlar.” (6/116)
• “Atalarına körü körüne uymazlar. Kur’an’a göre hareket ederler.” (14/10;11/62, 109)
• “Dinde aşırılığa kaçmazlar.” (2/143; 4/171)
• “Haset etmekten kaçınırlar.” (4/128)
Burada sayamadığım yüzlerce ayette Allah müminlerin vasıflarını sıralıyor.
Müminlerle ilgili bu kadar ayet ve hadisi bugünün Müslümanları için bir ayna olarak kullanarak bir mizan çıkarsak acaba nasıl bir neticeyle karşılaşırız? Kaç müslüman bu testten geçer not alır?
Seneler önce bir arkadaştan, “Birgün gelecek mescitler lebalep cemaat dolacak ancak içinde mümin olmayacak veya bir elin parmakları kadar olacak” hadisini duyduğum zaman hayretle sormuştum: “Bugünler gerçekten gelecek mi?” Ne yazık ki, üzerinden on yıl geçmeden cami / mescit cemaati öyle baş döndürücü bir sosyolojiye inkılap etti ki, “muhtemeldir ki, Hz. Resul’un kastettiği günler bu günler olsa gerek” dedirtti. “Hayrın anahtarları, şerrin kilitleri” olmaları beklenen insanların büyük çoğunluğunun “hayrın kilidi, şerrin anahtarları” haline geldiklerini hayretle ve hüzünle seyrediyoruz. Bu insanlar kısa zamanda nasıl bu kadar etkili bir dönüşüm geçirebildiler?
Bu konuda inkarı kabil olmayacak gerçek, iktidar siyasetinin dönüştürücü motivasyonudur. Yıllardır patlayan yolsuzluk dosyaları, yaygınlaşan kumar, zina, uyuşturucu, ahlaksızlık bu dönüşümün anatomisini çok açık bir şekilde ortaya seriyor.
İktidarın bu kadar din söylemine ve okulların eğitim müfredatına yerleştirdiği din muhtevalı derslere, istihdam edilen binlerce din görevlisi ve öğretmene rağmen değişimin bu kadar hızla gelişmesini iktidar siyasetinden bağımsız olarak değerlendirmek mümkün değildir. İktidarın hakka ve adalete istinat etmeyen politikalarının hasıl ettiği sosyal iklimin çıktılarıdır bunlar. Bunu görmeyen, görmek istemeyen hakikatte kör ve sağırdır.
Artık eskisi gibi uzun saha araştırmalarına bile gerek kalmadı, dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye ulaşmak, önceki zamanlarla kıyaslamak ve bundan bugünümüze dair çıkarımlarda bulunmak çok kolaylaştı.
Sosyal medya mecraları ve özellikle de facebook toplumun bu değişiminin aynasıdır. Eğer sosyolojiyle, siyasetle ilgili olmasaydım söz konusu sosyal mecralardaki hesaplarımı kapatırdım. Çünkü buralarda gördüğüm manzara bu korkunç değişimin tablosunu gözlerimin önüne seriyor. Dedikodu ihtiva eden paylaşımlar yüzlerce / binlerce etkileşim alırken insani meselelerimizle ilgili paylaşımlara ilgi ve alakanın çok düşük düzeyde kaldığını görüyoruz. Toplumun temel ana meseleleri üzerinde kafa yormak, birbirlerini anlama gayreti içinde olmak varken, daha çok çatışmanın, kavga etmenin, karalamanın ilgi topladığı, basit mevzularda dinleriyle ilgili hükümleri hiçe sayan bir ahlakın gittikçe revaç bulduğu bir zamanı yaşıyoruz.
Velhasıl, müminler “hayrın anahtarları, şerrin kilitleri” olmalıyken, büyük ölçüde şerrin anahtarları, hayrın kilitleri gibi işlev görmeye başladılar. Bu dönüşümü somut bir gerçeklik olarak müşahede etmiş olsaydık herhalde az güler çok ağlardık.
1 yorum
Daha korkunç bir hadis de var günümüzü anlatan : “Bir gün gelecek kişi mü’min olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacak.” Buyuruyor Allah Resulü (AS)Yani o gün geldiğinde din, insanların kalbleriyle tasdik edip hayatlarını ona göre tanzim ettikleri bir ilahi kanun olarak değil , belki parti rozeti gibi anında değiştirilebilecek bir görüntüden ibaret kalacak ve “ebedi dindarlık yerine bir günlük dindarlık” türeyecek.