Bir Çürük İpliğe Hülyâ Dizmişlerdi

by Fahrettin Dağlı

“Son 20 yılın en çok kaybedeni hangi kesim?” diye sorsam ne cevap verirdiniz?

Herhalde çoğunuzun aklına hemen ekonomik kayıplar gelirdi.

Hayır! Sorduğum o değil.

İnsanlık değerleri açısından en çok kaybedenler kimler?

Bana göre demeyeceğim, çünkü aklı başında büyük bir çoğunluğun kanaatidir söyleyeceğim şey; Son 20 yılda Türkiye toplumunun en çok kaybedeni Müslümanlık iddiasındaki büyük çoğunluktur.

Bir Müslüman için en büyük toplumsal değer / erdem nedir?

Herhalde tereddütsüz cevabımız; Adil, dürüst / güvenilir / emin olma halidir. Çünkü inandıkları iddiasında bulundukları Dinin Peygamberinin Peygamberlikten önceki payesi, ünvanı “eminlikti.” İçinde yaşadığı toplumun en güvenilir, en itimat edilir, en adil bir bireyi O idi. Peygamberlik bu alt yapı üzerinden inşa edildi.

Müslümanın toplumu ilgilendiren tarafı saydığımız temel vasıflardır. Ki 20-30 yıl önce gerçekten de öyleydi.

-Varlık sahibi oldular, zenginleştiler;

-Mevki ve makam sahibi oldular;

-Çoluk çocuklarının, torunlarının ekonomik geleceklerini garanti altına aldılar(!);

-Lüks konutlarda ikamet edip, plazalarda iş bağladılar;

-Eskiden haram, mekruh saydıkları eğlenceleri kendilerine göre İslami kılıflar (!) uydurarak eğlencenin, sefahatin dibini buldular;

-Diğer kesimlere üstten bakmaya, onları aşağı görmeye başladılar (kibir).

Peki günün sonundaki Z Raporuna ne yansıdı?

-İnsanın en büyük sermayesi olan itibarlarını, güvenirliklerini, eminliklerini kaybettiler.

-Adalet anlayışları zalimliğe inkılap etti.

-Büyük bir ahlaki erozyona uğradılar.

-Ölçülerini, kriterlerini kaybettiler.

-Başta gençler olmak üzere önemli bir kitle fevç fevç dinden çıktı veya uzaklaştı. Adeta iktidar sahipleri ve onları destekleyen cenahın yüzlerine şunu haykırarak uzaklaştılar; “Söyledikleriniz, yaptıklarınız sizin mensubiyet iddia ettiğiniz dininiz ise, biz o dinden değiliz.”

Daha bundan büyük bir ziyan / kayıp ne olabilir?

Bir de bunların hepsi ne zaman oluyor? Sözüm ona “İslamcıların / dindar bilenen kadroların” iktidarında!

Öyle bir niyet ve kararlılıklarının olmadığını iktidarlarının başında gözlemleyen, bilenlerdendim. Sözümün ulaştığı herkesi uyardım. O gün kime anlatabilirdim ki? Herkes öyle çürük bir ipliğe hülyâ dizmişti ki, onun kopmaması için kulaklarını ve gözlerini hakikate kapatmışlardı.

Kendileriyle birlikte milyonlarca insanın ahlakını, insanlığını yozlaştırdılar. Bu durum belki de içinde yaşadığımız yüzyılın en büyük trajedisidir.

Ne yazık ki, günlük politik anaforun içerisinde boğulup bu hayati mevzuları düşünemez, sağlıklı bir şekilde konuşamaz olduk.

İktidar mensupları hem kendilerine ve hem de yönettikleri topluma yazık ettiler. Dünyalarını mamur, ahiretlerini berbat ettiler.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept