Bir Dönemin MR’nı Çekebilseydik!

by Fahrettin Dağlı

Keşke o imkân gelişmiş olsaydı da, toplumumuzun son 20 yılda yaşadığı alt-üst olma halinin MR’nı çekebilme imkanımız olabilseydi. 20 yıla ne kadar çok hadise sığdırdığımızı; nasıl büyük bir değişim geçirdiğimizi ayrıntılarıyla görebilseydik. Onlarca yanlışla, doğrunun nasıl da yer değiştirdiğini; at iziyle, it izinin nasıl birbirine karıştığını; mazlum ile zalimin nasıl da yer değiştirdiğini görebilseydik. Ne diyelim; gönül ferman dinlemiyor, olmazları bile dileyebiliyor.

Bir haberle yine kapanmayan yaram deşildi. O acıyla, o ıstırapla yazıyorum. Haberin özeti şu:

Eski Ülkü Ocakları İl Başkanı ve şimdilerde Vatan Partisinde Perinçek’in Baş Danışmanı olan Levent Temiz, yaptığı tivitır paylaşımında iktidara yönelik olarak şu tehditkâr ifadelerde bulunmuş:

“Fetö ile mücadelede gevşeklik gösterenlere geliyor gelmekte olan. Yazın bir kenara ve bekleyin fetö ile mücadeleyi savsaklamak vatana ihanettir ve bunu yapan herkes bedelini çok ağır ödeyecek! Uyarıyoruz sizleri… Aklınızı başınıza toplayın yoksa gövdenizde baş kalmayacak! Bizi aptal mı zannettiniz. Adım adım izliyoruz hepinizi…

“Fetö ile mücadeleyi savsaklayanlar, yoksa siz 6’lı çetenin iktidar olabileceğini mi düşünüyorsunuz? Hayır yanılıyorsunuz. Asla! Yerle göğün birleşme ihtimali bu ihtimalden çok daha fazla. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Atlantik cephesi macerası çoktan bitti. Karar verildi.”

Şimdi gelin bu ifadeleri ve sahibini mercek altına alalım. Ne demek istiyor?

Bir defa uzun yıllar birbirlerinden hiç hazzetmeyen ülkücülerle, Perinçekgilleri bir araya getiren saik nedir?

Ve bu zat kimin adına konuşuyor? Bir defa paylaşımlarda “biz” zamiri kullanılıyor. Yani, kendi adına değil, bir yapının adına konuşuyor.

Ne diyor? “Fetö” ile mücadelede yetersiz kalındığını, savsaklandığını; eğer gereken yapılmazsa vazifeye hazır olduklarını tehditkâr bir dille ifade ediyor.

15 Temmuz’dan bu yana Gülen topluluğuna yönelik yapılan operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Her gün sair illerde operasyonlar yapıldığı haberlerini okuyoruz. Kadın, çoluk, çocuk, yaşlı, hamile, emzikli demeden yüzbinlerce insan hakkında tahkikat başlatıldı ve binlercesi de tutuklandı.

Durum böyleyken halen ne yapılmasını bekliyorlar?

İşe bu sorunun cevabını almak için biraz gerilere gidelim. Perinçek’in cezaevinden çıkarken yok edilecek olanların listesini açıkladığı habere… Malum orada Perinçek bir sıralama yapıyor ve son sıraya Ak Parti’yi koyuyordu. Aslında buradaki açıklamanın tefsiri şuydu: Ak Parti eliyle bir mıntıka temizliği yapıldıktan sonra sıra bu sefer partinin kendisine gelecektir.

Aslında “fetö” ile ilgili yapılanların tamam olmadığını ifade ederken zımni meali şu; artık kendi içinizdeki “fetöcülere” de dokunmaya başlayın. Onların zihnindeki bir numara veya iki numaranın kim olduğunu tahmin edebilirsiniz. Daha özel tercümeyle; Gülencileri bitirdiniz, sıra sizde; kendi içinizdeki temizliğe başlayın. Yani, kendi kendinizi infilak ettirin.

Bu sürecin bu noktaya geleceğini bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Allah aşkına başka türlü ulusalcı, maocu ve dine / dindara hasım olan Perinçek Ak Parti iktidarını neden desteklesin?

Birilerinin yakıştırmasıyla madem İslamcı Ak Parti’nin nihai hedefi İslami bir rejim inşaası ise neden bunun karşısındaki Perinçek onları desteklemiş olsun? Onun da arzusu dini değerlere istinat eden bir rejimin inşaası mı? Mümkün mü? Bırakınız Perinçek’i; iktidarı destekleyen diğer ortak Bahçeli için mümkün mü? Akla ziyan sorular bunlar aslında. Akla, kara kadar birbirlerine uzaklar.

Evet, aslında birileri adına konuşan Levent Temiz, mealen, “mıntıka temizliğinin sırası Ak Parti’ye gelmiştir” demek istiyor. “Eğer bunu yapmakta gecikme gösterirseniz biz size dünyanın kaç bucak olduğunu gösteririz. Öyle tekrar ABD’ye, AB’ye döneyim diye aklınızın ucundan geçirmeyin; karar verilmiştir. O sayfa kapanmıştır” diyor. “Aksi taktirde gövdenizde baş kalmayacak” diye noktalıyor.

Daha önce de çok yazdım. 15 Temmuz’dan sonra Ak Parti’nin kendi iktidarını sürdürmek için malum kliklerle girdiği ittifakın zorunlu durağı burasıydı. Sürdürülebilir değildi. Ve muhtemelen o gün geldi. Yeniçeriler kelle istiyor!

İktidarın 15 Temmuz’dan sonra ittifak ettiği bu ortakların nihai amacı rejim için tehdit oluşturan bir siyasi ve içtimai iddiayı tamamen geçersiz kılmak; bertaraf etmek ve en azından uzun yıllar belini doğrultmayacak derecede felç bırakmaktı. Ve bugün hedeflerine ulaşmış durumdalar. Herhalde Ak Parti iktidarından sonra uzun süre hiç kimse İslami referanslar / tezler üzerinden siyaseti ağzına almayacaktır. Öyle kötü bir hatıra bırakılıyor ki, izleri kolay kolay silinmez. Bu derece tahripkâr. Onun için Perinçek ve diğer ulusalcı kliklerin başları göğe erdi.

Her vesileyle tekrarladığım cümleyle nihayetlendireyim; Yazık ettiniz, kendinize de yönettiğiniz topluma da… Ayağınıza gelen nimeti adaletin emrine vermek yerine kendi şahsi iktidarlarınıza kurban verdiniz. Milyonlarca insanın hayallerini, ideallerini öldürdünüz. Dünyanızı da ahiretinizi de berbat ettiniz.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept