BİZİ FELAHA VE SALAHA ULAŞTIRACAK KELİME: SELAM BARIŞ, MERHAMET VE SELAMET İÇİN…

by Fahrettin Dağlı
Akıl ile vahiy, duygu ile düşünce arasındaki itidal (denge) bizi adalete götürür. Allah, ayetlerinde kitap ile hikmeti yan yana sıralıyor. Hikmetten mahrum akıl kitabın muradını kâmil anlamda anlayamaz. Gözün gördüğünü tam olarak anlamlandıramaz. Her zaman gördüğümüz doğru çıkmayabiliyor. Bazen hakikat, gördüğümüzün arkasına saklanabiliyor. Göz, bazen gördüğünün arka planında ne olduğunu idrak edemez. Edemediği için de sadece gördüklerine itibar eder. Ve hükmünü de gördüğüne göre verir.
İnsanın, imanı, iffeti, onuru ve şerefi ile ilgili hüküm cümleleri kuruyorsanız kılı kırk yarmanız gerekir. Rabb’den çekinme bunu gerektiriyor. Malum gerek “Yusuf kıssası ve gerekse Nur suresinde anlatılan ıfk olayı bize bu konuda ne kadar hassas olmamız gerektiğini ifade ediyor herhalde. Bu konu o kadar önemli ki Allah bir sureyi tamamen buna hasretmiş. Böyle yanlışların insanoğlu tarafından her zaman yapabileceğini ima ediyor ve insanın onurunu savunuyor ve koruyor. Bazen göz yanıltabilir diyor. Gördüğünüzün arkası farklı olabilir diyor.
Kur’an da Hz. Yusuf kıssası ile adeta şu hakikate dikkat çekilmektedir: “Olayların sadece ön yüzüne bakarda arka yüzünü es geçerseniz, gerçek zalimleri doğrularsınız, mazlumu ise yalanlarsınız.”
Hikmetle, bilgiyle, ferasetle, basiretle, olayların görünenin arkasına bakarak Tefsir ve Te’vil ile hadiselerin satır aralarını okuyarak toplumun karşı karşıya bulunduğu devasa problemlere doğru izahlar getirip, çözüm mekanizmaları geliştirebiliz. Aksi halde dünyayı hem kendimiz ve hem de toplum için yaşanamaz hale getiririz.
Son olarak şunu ifade etmiş olayım. Müminler olarak şunu asla akıldan çıkarmamamız gerekiyor: Allah var ve her zaman ve her yerde müdahildir. Meselelere Allah’tan bağımsız ve sadece duygu ve hislerimizle bakıp çözüm geliştirmek sadece yeni felaketlere kapı aralar. Bizi felaha ve salaha ulaştırmaz.
Gelin şu mübarek arafe gününde mutlak hakikati duygularımızın, hissiyatımızın kurbanı etmeyelim. Şu mübarek gün ve günler hürmetine kinlerimizi, düşmanlıklarımızı toprağa gömelim. Bayramdan sonra “SELAM” deyip hayata yeni bir başlangıç yapalım.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept