Cumhurun Başkanı Olarak Restrosyan Adına Neleri Yapacağız?

by Fahrettin Dağlı

1. Biliyoruz ki, bütün olumlu ve olumsuz gelişmelerin lokomotifi ve muharrik gücü hukuk düzenidir. Onun için de öncelikli olarak hukuk düzenini hızlı bir şekilde restore ederek işe başlayacağız. Bunu başarmak için ülkenin yetişmiş yetkin hukukçularından ve sosyal bilimcilerinden oluşan hukuk komisyonları teşkil edeceğiz. Temel hak ve özgürlükleri garanti altına alacak yeni bir anayasa için toplumsal mutabakat arayışı içerisine gireceğiz. Bunu sağlamak bağlamında bütün imkanları seferber edeceğiz.
2. Kamu hizmetlerinin sunumunda, hiçbir ayırım yapmadan tüm toplumsal kesimler arasında adil muamelede bulunacağız; Kimseye öncelik vermeyeceğiz, kimseyi kayırmayacağız.
3. Yeni Anayasa ile ülkeyi daha demokratik, daha adil bir seçime götürmenin hukuki altyapısını hazırlayacağız.
4. Denge-denetim bağlamında kuruluşların görevlerini ifa edebilmelerinin önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Öldürülen sivil örgütlenmeye yeniden can suyu verip, devlet dışı sivil örgütlenmelerin önünü açacağız.
5. Bozulan kamu düzenini; kurumsal fonksiyonları yeniden tashih / ıslah edip fonksiyonel hale getireceğiz.
6. Kamu hizmetlerinden harekesin eşit ve adil bir şekilde yararlanmasının önündeki tüm engelleri kaldırarak, yasalar karşısında “eşit yurttaş” prensibini bütün yasal düzenlemelere yedireceğiz. Nepotizme asla geçit vermeyeceğiz.
7. Kamuya personel alımında ve atamalarda uzmanlığa, ehliyet ve liyakate riayet edeceğiz. Geçmişte bu şekilde yapılmayan tüm atamaları yeniden değerlendirmeye tabi tutacağız.
8. Kamu harcamalarını en asgari seviyeye çekip sıkı bir tasarruf politikası uygulayarak halkın temel ihtiyaçlarını önceleyecek bir üretim seferberliği başlatacağız. Bunu başarmak için ilgili tüm kurumları ve teknik personeli harekete geçireceğiz. Masa başı bürokratik işlemleri asgariye indirip kamu hizmetlerini halkın ayağına götüreceğiz.
9. Mevcut ekonomik krizi aşmak için acil-kısa, orta ve uzun ölçekli planları devreye koyacağız. Acil tedbir olarak bütün merkezi ve yerel kamu imkanlarını harekete geçirerek, halkla birlikte üretim sahalarında seferberlik ilan edeceğiz. Sivil ve tüm askeri personeli bu süre içerisinde üretim sahalarında değerlendireceğiz. Ve tahminimiz o ki, iki yıl içerisinde yoksulluğu sıfırlayıp; refaha açılan kapıları açacağız. İnşallah en fazla yedi yıl içerisinde ileri, müreffeh ülkeler arasında bize yakışan konuma yerleşeceğiz. Yerli ve yabancı sermaye yatırımı için ülkeyi güvenli bir liman haline getireceğiz.
10. Dış politik anlamda Cumhuriyetin kurucu iradesinin beyanı ile “yurtta sulh; cihanda sulh” ilkesini dış politika anlayışımızın temel harcı yapacağız. Mümkün olabilecek en üst düzeyde dünya barışına hizmet edecek ve bu anlamda iradesini icraya kadir ciddi bir devlet politikası oluşturma anlamında ülkenin diplomatik müktesebatından yararlanacağız. Hiçbir ideolojik yargıya, komplekse takılmadan bu alanda üretilen bilgi ve tecrübeden yararlanacağız.
11. Başta AB olmak üzere çağdaş dünyanın hukuk, ekonomik ve sosyal kurumları içerisinde özgün kimliğimizle temsil edilmeyi ve o kurumsal yapılarda birlikteliklere katkı sunmayı; etkin olmayı dünya barışı adına bir ödev olarak görüyoruz.
12. Savunma ve güvenlik politikalarımız, saldırgan ve emperyalist amaçlı değil, adaletin emrinde “dünya barışının teminatı” olarak planlanacaktır.
13. Eğitimde temel politikalarımızdan biri, bugüne kadar üretilen bilgiden ve evrensel tecrübeden yararlanmak, çocuklara ve genç dimağlara inovasyon ruhu aşılamak olacaktır. Bunun yanında; muhakeme gücünü besleyecek her türlü tedbir ve uygulama zaman geçirilmeden hayata geçirilecektir. Bu anlamda ilkokuldan başlayarak bütün eğitim ve öğretim süreçlerinde “mantık ve temel hukuk/adalet dersi” mecburi dersler olarak müfredat programlarında yer alacaktır. Eğitimde fırsat eşitliği adalet anlayışımızın vazgeçilmez temel esasıdır.
14. Halk dalkavukluğu yapılmayacak; popülizme iltifat edilmeyecektir. Halkın görüş ve önerileri elbette dikkate alınacak, ama bunlar arasında önceliklendirme ve ehemmiyet ayrımı gözetilecektir.
15. Yönetimin olmazsa olmaz ilke ve değerlerini öne çıkarıp yeni bir yönetim inkılabının kültürel simgelerini zihinlerde kalıcı birer imge olarak yer etmesi ve uygulamaya konulması için teknik olarak ne yapılması gerekiyorsa onları yapmaya çalışacağız.
16. Siyasete ahlaki bir boyut kazandırmak için başta yasal düzenlemeler olmak üzere bütün alanlarla ilgili tashih ve ıslah çalışmaları yapılacaktır.
17. Siyaseti bir rant, geçim kapısı olmaktan çıkaracağız. İnsanların ibadet şevkiyle yapacakları bir hizmet anlayışını geçerli kılacağız. Buna istinaden başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bütün siyasal aktörlere her yıl düzenli mal bildirimi zorunluluğu getireceğiz. İzah edilmeyen her zenginleşme için takibat ve sorgulama kapısını açık tutacağız. Siyaseti bir sefa kapısı değil; cefa kapısı olarak tashih edeceğiz.
18. Bu ülkenin gerek etnik ve gerekse inançsal olarak bir toplumsal çeşitliliğe sahip olduğu bilinci ile hareket edip “insan” ortak paydasında bütün bu farklılıkları ülkenin zenginliği sayıp, onların kendilerini ifade etmeleri ve geliştirmelerinin önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Evrensel hukukun tanıdığı hiçbir hakkı yurttaşlarımızdan esirgemek gibi bir zulmün failleri olmayacağız.
19. Dini / inançsal değerlerin siyasetin propaganda malzemesi olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz, hoşgörü ile bakmayacağız.
20. Dini azınlıkların hak ve hukukunu, en az bu ülkedeki sayısal çoğunluğa sahip olan Müslümanların hak ve hukuku kadar muteber görüp koruyacağız. Bu anlamda herkesin kendilerini güvende hissedecekleri bir siyasal iklimi topluma hâkim kılacağız.
21. Siyasal partilerin eşit şartlarda siyasal mücadele vermelerinin önündeki engelleri kaldıracağız. Bu, demokrasinin kökleşmesi ve gelişmesi için olmazsa olmaz şartımızdır. Bu anlamda tüm baraj ve engellerle birlikte hazine yardımını da kaldıracağız.
22. Seçimlerden sonra oluşacak yeni meclisin yasama faaliyetlerini özgür bir şekilde yerine getirmesi için gerekli tüm yasal çalışmaları, düzenlemeleri yapacağız. Bu kapsamda, yasama dokunulmazlığı ilkesinden hareketle mecliste temsil edilen tüm partilerin ve milletvekillerinin kendilerini ifade etmelerinin önündeki yasal ve psikolojik engelleri kaldıracağız. Demokrasiler azınlıkların da kendilerini ifade edebildikleri rejimlerdir.

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept