EĞİTİMDE MODEL İNSANLARA MUHTACIZ!..

by Fahrettin Dağlı

Eğitimin amacı sadece bilgi öğretmek değildir, temsili hal ile model kişilik göstermektir. Hele hele İslami kültürde bu daha önemlidir.

Allah Bakara Suresi 143. Ayetinde;

“İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun diye sizi vasat (örnek) bir ümmet yaptık.” diye ifade buyuruyor.

Buradaki ‘Vasat’; orta halli, aşırılıklardan uzak demektir. Adalet
iki tarafa da eşit mesafede olmayı gerektirdiği için vasat aynı zamanda âdil manasında da kullanılabilir. Yani aşırılıklardan uzak, insaflı ve adil bir ümmet…”

Bu ve benzer onlarca ayetten anlıyoruz ki, ‘mümin’ insan, örnek alınacak adil, dürüst, sözü-özü bir, insaflı, vicdanlı bir model insan olmalı ki, onunla muhatap olan, onunla muamelatta bulunan onun tutum, davranış ve eylemlerinden etkilensin ve şu soruyu sorsun; “Bu kadar mükemmel bir temsili neye borçlusunuz?” Onun da iftiharla, ‘bunu Allah’ın dinine ve Onu en iyi şekilde temsil eden Allah’ın Resulüne borçluyum’ diye cevap verebilsin.

Bu hakikatle yüzleşip Müslüman olan onlarca insanın hikayesini dinlemiştim. Bu kadar önemli!.. Sözle, hal/temsil birbiriyle çelişiyorsa o sözler ne kadar önemli ve gerçek olursa olsun muhatabı nezdinde bir karşılık bulmaz.

Bugün bu ülkede ne yazık ki, bugünün gençleri böyle model şahsiyetlerden mahrum. Önde görüntü veren öncüler, önderler, liderler temsilleriyle bırakınız etkilemeyi, temsil ettiği iddiasında olduğu inancı, değerleri itici kılıyorlar. İnsanlar onlara bakarak dine ısınacakları yerde çoğu zaman nefret eder hale geliyorlar. Her gün onlarca örnekliğe tanıklık ediyoruz. Onun için önde olan önderleri, temsilleri gören genç nesil sağlıklı bir haleti-i ruhiyeden mahrum yetişiyorlar.

Edep, usul, erdem, dürüstlük kitaplardan okunarak öğrenilmiyor. Bunlar, içinde yaşadığınız cemiyet ile kurduğunuz ilişkilerden öğreniliyor. bu insani nitelikler halden devşirilen gerçekliklerdir. Evet, öğrenmenin, öğrendiğini pratiğe dönüştürmenin en iyi yolu model insanlarla beraber olmaktır, paylaşmaktır. Ne yazık ki, günümüz genç nesli böyle bir modelden, prototipten mahrum büyüyor. Aynı zamanda modelden, ilim ve hikmetten yoksun bilgi kaynaklarına mahkum olmuş durumda. Çevresinde gördükleri ona itimat ve güven vermiyor. Hatta itiyor, uzaklaştırıyor onu. Çünkü ilimden, ahlaktan, edepten ve usulden mahrum bir beslenme kaynağı var. Onların geleceği adına cidden üzülüyorum. Bilgi/data var ama irfan yok. İrfan olmayınca ümran olmuyor. Ağızlarında laf çok, ancak usul, nezaket ve nezahet yok. İnsani güzelleştiren haller kaybolup gitmiş.

Gençlik yıllarında yüzüne baktığımda, konuşmalarını dinlediğimde ruhumu okşayan, rahatlatan, emniyet telkin eden ve tüm bunların ötesinde gerçekten Allah’a hatırlatan simalar vardı. İlişkilerde bir usul, nezaket, nezahet, edep ve saygı vardı.

Geleneksel İslami anlayışın hakim olduğu bir çevreden gelmeme rağmen yeniden İslamlaşma sürecini yaşamamın yegane gücü buydu. Muhatap olduğumuz toplumsal liderlerin/önderlerin temsil kabiliyetleri ve örnek/model yaşantılarıydı. Çok şey anlatmalarına gerek yoktu. Hal, hareket, anlayış, usul, üslup ve bütün bunları kapsayan ahlak anlayışı sizi etkiliyor ve cezp ediyordu. İşte bugün yetişen gençler bu zenginlikten mahrum büyüyorlar.

İstatistiklere düşen kayıplarımızı ölçebiliyoruz ama bu değerleri ancak hikmet nazarı ile bakanlar görebiliyor ve idrak edebiliyorlar. Bir toplum için ciddi bir kayıp… Toplumsal ilişkileri sağlıklı boyutlarda tutan dinamiklerdir bunlar. Bunları yıktığınız, yitirdiğiniz zaman bir toplumu sağlıklı olarak bir arada tutamazsınız.

Sonuç olarak bilgi önemli ama her şey değil; Belki de ondan daha önemlisi o bilginin sizde nasıl bir değişimi sağladığıdır;

‘Kitap yüklü merkepler olmamak’ adına!..

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept