Bugün İstanbul Bilim ve Sanat Vakfı’na da Kayyım atandı.
Sözkonusu vakıf, İslami cenahın entelektüel kesiminin ilk ciddi bilim ve sanat kuruluşuydu. Ahmet Davutoğlu’nun bazı akademisyenlerle ile birlikte kurdukları ve mahallenin iş adamlarının finanse ettikleri bu vakıf bugüne kadar önemli bir hizmet ifa etti. Bu anlamda haklı bir övgüye, taktire mazhar oldu.
Bir süre sonra vakıf mevcut potansiyeliyle bir üniversite kuruluşuna öncelik etti. Dünya üniversiteleriyle yarışmayı hedefledi. Bunda da önemli bir mesafe kaydettikleri ifade edilmekteydi.
AKP siyasi kadrolarının sitayışla bahis ettikleri bir vakıf ve üniversiteydi. Bu nedenle de İstanbul da iktidar yanlısı ailelerin çocukları için en çok tercih edilen bir üniversiteydi.
A. Davutoğlu’nun parti kurma çalışmasıyla birlikte ilk olarak üniversiteye operasyon yapıldı ve arkasından bugün vakfa.
Bunun en kestirme manası şu: İktidar alanımızı sınırlayacak, daraltıcak hiçbir faaliyete musahama göstermeyeceğiz. Kalkışanlara dünyayı dar ederiz. Başka hiçbir izahi yok.
Peki, bu siyasi rejimin adı nedir?
Bu yönetim şeklinin adı nedir? Hukuk devleti olmayacağına göre nedir?