Ekonomist değilim. Her şuurlu vatandaş gibi ben de olup bitenleri izliyor ve manalandırmaya çalışıyorum. Mübalağa yaptığımı sanmayın lütfen; Bu sosyal, siyasal ve ekonomik anlayış ve uygulamalarla bir yere varılamayacağını, akli meleklerini biraz da olsa çalıştıran herkesin anlayabileceği netlikte / açıklıkta…
ABD ile Rusya arasında beynamaz konumuna düşen ve neredeyse dünyadan tecrit edilme noktasına gelmiş bir ülke konumundayız. Komşularıyla sıfır sorun yaklaşımıyla iktidar olanlar bugün neredeyse tüm komşularıyla ve dünyanın diğer çoğu ülkesiyle sorun yaşıyor. Uzun vadeli politikalar yerine gündelik gündemlerle dış politika yapılıyor. Haliyle bu durum, ekonomiyi de önemli derecede etkiliyor. Sermaye, güven iklimi bulamayınca kaçıyor.
İçerdeki ekonomik döngü son yılların en kötü pozisyonlarından birini yaşıyor. Kayrılan şirketlerin, holdinglerin, iş adamlarının karları katlanırken halk fakırlaşıyor. Bir ülkenin insanları, üretilen katma değerden adil pay alamıyorlarsa, birilerinin hakkı diğerlerine geçiyorsa; yani, haram iktisaplar artıyorsa o ekonominin iflah olma imkanı yoktur. Hakikat, bu kadar basit ve yalın…
Bu hakikati görüp yanlışlarından dönmek yerine popülist politikalarla halkı aldatmaya, yanıltmaya devam ediyorlar. Eğer enerji girdileri itibariyle dışa bağımlıysanız öyle efelenip, “maaşınızı dolar olarak mı alıyorsunuz” gibi bir basitliğe düşmezsiniz. Milli paranın diğer paralar karşısında değersizleşmesi bütün ekonomiyi etkileyecektir. Bunu bilmek için ekonomist olmaya gerek yok.
Yılın başında arabanın LPG deposu 100 TL’ye dolarken bugün 200 TL’ye doluyorsa kimse kusura bakmasın; öyle eski tansaş modelini tekrarlayarak ülkeye ucuzluk getiriyoruz diyorsanız öncelikle kendinizi ve ondan sonra da halkı kandırmış olursunuz. Piyasanın kendi içerisinde dengeleyici dinamikleri var. Rekabet piyasası dediğimiz bir ekonomik döngü var. Bunları yok sayarak; hayat pahalılığını üç beş firmanın manipülasyonu olarak takdim etmek asla doğru değildir; akıllarımızla dalga geçmektir; halkı yanıltmaktır. Bütün sektörlerin ana girdileri olan akaryakıt, gaz, elektrik fiyatları artarken diğer kalemlerin artmasını polemik konusu yapmak vaziyeti kurtarma gayretidir.
Bütün politiklarla birlikte ekonominin de kötü yönetildiğini bu ülkedeki aklı başında herkes ifade etti ve sizleri uyardılar. Ancak onları dinlemek yerine aklı uçuk üç beş adama itibar ettiniz. Onları bol maaşla ihya ettiniz; onlar da milletin ensesinde boza pişirdiler. Onlar zenginleşti; halk fakirleşti.
Geçimlik değil, seçimlik bir ekonomi yönetiyorsunuz. Ayarlarıyla oynadığınız denge denetim mekanızmaları devre dışı kalınca da, her türlü yolsuzluk ve usulsuzluk aldı başını gitti. Bu kadar yolsuzlukla enfekte olmuş bir ekonomiyi eski tansaş modeliyle ıslah etmeyi düşünüyorsanız bu bir aldatmadır ve aldatma fiili de haramdır.