Yaşanmakta Olan Depremin ve Onun Arkasında Gelmekte Olan Tsunaminin Farkında Mısınız?

by Fahrettin Dağlı

İktidar politikaları bu hal üzere sürdüğü sürece toplumun önemli bir kesimi -özellikle gençler- dinden uzaklaşacaklardır. Zaten bu akım gün geçtikçe ivmesini artırarak devam ediyor. İktidar bileşenlerinin pek çoğu da bunun için iktidarı destekliyorlar. Belki mübalağa olarak görecekseniz ama bu kliklerin “Dinden arındırılmış bir toplum” tahayyülleri var. Bunu anlamak için müneccim olmaya gerek yok. Dünlerini ve bugünlerini bilmeniz yeterlidir. Bunu da ancak muhafazakar ve dindarlık iddiasında bulunan bir iktidar eliyle yaptırabilirlerdi / gerçekleştirebilirlerdi ve öyle de yaptılar.

İlk önce iktidarı köşeye sıkıştırdılar ve daha sonra da onları sıkıca bağladılar. Perinçek ve diğerlerinin demokratik yöntemlerle başarmadıklarını bu yöntemle başardılar. 28 Şubat’ı sahneye koydular; başarısız oldular ve yaşanan mağduriyet üzerine muhafazakâr bir partinin iktidar olmasının yollarını açtılar.

Şimdi hesaplarını iyi yapmış görünüyorlar; kaleyi içten fethetmek… Dinin bekasını bir partinin veya faninin bekasına bağlayarak ikisini birlikte çökertmek. Öyle ya, dini siyasi bir kliğin bekasına zimmetleyip, kendilerine güvenilmeyen, itimat edilmeyen pozisyona sokup, halkın gözünden düşürme ve böylece bir taşla iki kuşu vurup, çilingir sofralarına meze kılma… Ve ne yazık ki önemli ölçüde başarılı oldular. Allah’ın hesabını bilemem ama beşer gözüyle, aklıyla baktığımızda muhafazakâr kesimin bir daha belini doğrultmaları yıllarını alır. Halen bu çıplak gerçekliği göremeyen milyonlar var. Sadece pencereye odaklanmış; pencereden bakıp dışarıdaki korkunç yıkım görüntüsünü görmüyorlar veya görmek istemiyorlar.

Allah Resulü ne güzel uyarmış; “Sevgilerinizde ve nefretlerinizde aşırı gitmeyin.” Biz faniler çoğu zaman sevgi ve nefretlerimizin kurbanları oluyoruz. Sevgi ve nefretlerin daim olmadığı gerçekliğinden kopuyoruz. Sadece ‘an’a odaklanıyoruz; dünü unutuyor, yarını düşünmeyi külfet görüyoruz.

Toplum gerçekten hercümerç olmuş durumda. Bir avuç insan, daha fazla dökmeden, kırmadan, mevcut potansiyeli zayi ettirmeden, zarar göreni ise onarma gayret ve niyetiyle çırpınırken, toplumun büyük çoğunluğu ise ayrılıkları daha çok derinleştirmek ve keskinleştirmek adına çabalıyorlar.

Ezcümle, büyük bir oyun oynandı ve en çok da “dış güçler, üst akıl, lobi” edebiyatı ve hamaseti yapanlar bu oyuna geldiler. Kurda, kuşa yem oldular.

Bir gün normal bir iklime kavuşacak olursak, ortaya bir mizan koyup, kayıp ve ziyanlarımızı hesapladığımızda çıkacak sonuç, bugün yaşanılanlar akl-i selim insanlar tarafından büyük bir musibet olarak değerlendirilecektir. Dizlerini dövecekler ama iş işten geçmiş olacaktır. Yeni bir çağa mağluplar olarak girilecektir. Allah’ın kendilerine lütfettiği iktidar imkânını, gücünü çok hasis bir menfaat karşılığında feda ettiler. Dünya krallığını, ahirete tercih ettiler.

Halen bunun aksini düşünenler var; onlara da tarihe şahitlik bırakmak adına şunu not ediyorum:

Bu gidişle yaşanan bu sosyal depremin ardından gelen tsunami misali gün gelecek -inşaallah yanılıyorumdur- bugünlerimizi bile arayacak duruma geleceğiz. O gün yine bugün körlüğe ve sağırlığa yatanlar bizim gibi uyarıcılar için, “Siz o günlerin veya o iktidarın veyahut o liderin kıymetini bilmediniz; onun için de bugün bu hallere duçar olduk” gibi bir iddiada bulunacaklar; bugüne kadar bulunanlar gibi… Ve o gün yaşıyor olur veya olmayız ama bugünden onlara cevabım vardır:

“Yaşadığımız / yaşayacağımız felaketler / musibetler;
• Sizin birer eserinizdir,
• Ektiklerinizdir, biçtiklerinizdir
• Günahlarınızdır,
• İşlediğiniz, yediğiniz haramlardır,
• Zulme taraftarlığınız veya kayıtsızlığınızdır,

Allah için hakkı ve adaleti ayakta tutsaydınız bugünleri yaşama bahtsızlığına düşmeyecektik.

Fail sizsiniz; kendiniz ektiniz, kendiniz biçiyorsunuz.

Kendilerini her zaman haklı gören nadanların hakka ve adalete istinat etmeyen söz ve eylemleri yüzünden milyonlarca insan bu musibetlere duçar olduk…

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept