Değişimin Yasalarına Dikkat!..

by Fahrettin Dağlı

Kainattaki denge, döngü, dönüşüm, insanın tutum, davranış ve eylemleriyle doğrusal bir çizgi üzerinde yürür. Rad Suresi 11. Ayetinde ifade buyrulduğu gibi değişimin yasası insanın yönelimlerine göre belirir. Rad 11’de Allah “…Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez…” diye ifade buyuruyor. Değişim müspet ve menfi; eksi ve artı kutuplar arasında gider gelir. İnsan iyiyi veya kötüyü; hayırlı veya şer olanı tercih etmekte muhtardır. Allah, insanın irade etmesine göre yaratır. İnsan yaratılan bir varlık olarak yaratıcısının koyduğu yasalara uyup uymamakta özgürdür. Çünkü hesap gününde bu muhtariyeti / hürriyetiyle yaptıklarından veya yapmadıklarından dolayı muhakeme edilecektir.

Kur’an’da beni en çok düşündüren, tefekküre sevk eden ayetlerden biridir. Toplumsal değişime, kapasitem nispetinde hep bu ölçekten bakarak anlamlandırmaya çalışmışımdır. Malum, fiil ile sonuç arasındaki bağı en iyi anlatan menkıbelerden biri Hz. Ömer veya onun Torunu Ömer B. Abdülaziz döneminde yaşandığı konusunda ihtilaf olan bir meşhur anlatım; “Koyunların kurtlara karşı güvende ve selamette oldukları dönem…” Böyle bir şey oldu mu, olmadı mı bilemiyoruz. Ancak bu menkıbe ile anlatılmak istenen şey, öyle adil bir idari sistem kurulmuş ki, hiç kimse birbirini hakkına girmiyor; kimse kimseye yan gözle bakmıyor ve coğrafyanın tüm canlı varlıkları güven ve selamet içinde… Bir toplum için en büyük sermaye ‘güvendir’. İnsanların birbirlerine karşı ve yönetenlerle, yönetilenler arasında sözkonusu olan güven bu sermayenin özünü oluşturuyor.

Bu mevzuu yazarken aklıma birden Sn. Cumhurbaşkanının Rusya gezisinde kendilerine tahsis edilen arabaya binmeden önce Rus Devlet Başkanı’na, ‘Bu araba zırhlı mı?’ sorusuna karşılık aldığı cevap; ‘Bölgemiz zırhlı…’ Bu cevap Rusya için ne kadar doğru ve yanlış tartışılır. Ancak cevap düşündürücü. Neden? Çünkü ‘asıl olan bindiğimiz arabaların, yaşadığımız evlerin güvende olup olmadığı değil, toplumun topyekun kendilerini güvende hissedip etmedikleridir.’ Bu anekdotu niye naklettim? Çünkü bir toplumun menfi (olumsuz) değişiminin ilk belirtisi güvenin kaybolması, kaosun ve terörün hakim olmaya başlamasıdır. Eğer bu korku gelişmişse insanların fiillerine bağlı olarak değişimin yasası işlemeye başlamıştır demektir.

Bugün tüm alanlarda (sosyal, siyasal, kültürel, sanatsal, ekonomik v.s.) olumsuz bir seyir izlenmektedir. Bütün teknik tedbirler boşa çıkmaktadır. Çare olmamaktadır. Çünkü problemin mahiyeti teknik boyutlu değil; insan ve değer boyutludur. Hele hele Müslüman aklının bunu daha iyi kavraması ve idrak etmesi beklenir. Tabi dengenin hızla menfiye doğru döndüğünü görmek için sözkonusu alanların uzmanı olmaya gerek yok. Vasat bir akıl yürütme ile varabilinecek sonuçlar. Bırakınız değer skalasındaki değişimi; tabiat dengesinin değişimini bile çıplak gözle izleyebilirsiniz.

Kısmen kentin dışında ikamet ediyorum. Birkaç senedir tabiatla baş başa olmanın getirdiği izleme ve değerlendirme sonucunda; bitkiler ile havada, suda ve karada yaşayan diğer canlıların nasıl bir değişim geçirdiklerini; çoğalmalarının ve azalmalarının nasıl bir seyir izlediğini, nasıl bir dengesizlik hasıl ettiğini net olarak görebiliyorsunuz. Ve vasat bir muhakeme ile anlamlandırabiliyorsunuz. Bunlar somut/nesnel olgular… Bir de insan davranışlarına, eylemlerine yansıyan değişimi izliyorsunuz. Değer skalasındaki menfi seyri görüyorsunuz. Ahlaki çöküntüler, imani hususlardaki olumsuzluklar mevzunun en trajik boyutunu oluşturuyor.

Allah’ın bak dediği bu pencereden bakmayacak olursak iyileştirmeleri ve tedavileri başka kaynaklarda aramaya devam ederiz. Keşke ülkenin ilahiyatçıları, sosyologları, psikologları, pedagogları bu mevzu üzerinde derin incelemeler yapsalar ve önümüze bu korelasyonların kesişim noktalarını gösterseler!..

Bu değişimi bu zaviyeden bakmayan, değerlendirmeyen, önermelerde bulunmayan Müslüman aydınların, önderlerin, siyasetçilerin aklına ve muhakemesine acırım. Kendilerine de, toplumlarına da yazık ediyorlar.

 

Bunları Okudunuz Mu?

Yorum Bırak

This website uses cookies to improve your experience. Accept