İktidar olduklarında belki de kapısına ilk kilit vurulacak kurumlardan birisiydi Milli Piyango İdaresi. Çok rahat yaparlardı. Fazla bir tepki de almazlardı. Tam aksi, özelleştirilmediği gibi kurumun başına dindar sayılabilecek bürokratlar getirildi.
En son olarak da Genel Müdürlüğe, vaazlarıyla, 1980 ve 1990’lı yıllarda bir çok insanı etkileyen tarikat lideri Timurtaş Uçar’ın oğlu Bekir Yunus Uçar getirildi.
Ne garip değil mi?
Babanız yıllarca piyangoyu kumar olarak değerlendirecek sonra siz gelip milli piyango genel müdürlüğüne atanacaksınız.
Son 20 yılımızı bu garabetleri, çelişkileri, riyakarlıkları yaşayarak geçirdik.
2020 yılında özelleştirildi.
Peki, kurumun özelleştirilmesi kumarın haram olduğu gerçeğini ortadan kaldırıyor mu?
Hayır!
Devlet olarak kendilerinin işlettiği (Milli Piyango), gelirlerinden Diyanet dahil kamu personeline maaş ödenen, şimdi de yandaş medya patronuna emanet edilen kumar kurumunun gelirlerinden sağlanan vergi ve diğer kesentilerle de yine aynı haram sözkonusu değil mi?
Bu hususta NAS yok mu?
Gerçi MB faiz oranlarıyla ilgili olarak seslendirilen “Nas var” beyanınızı aklı başında hiç kimse ciddiye almadığı gibi samimi bir beyan olarak da telif etmemiştir.
En iyisi mi, sizler bu dini değerleri, kavramları ağzınıza almadan neyi söyleyeceksiniz söyleyin. O değerleri ve kavramları kirletmeyin. İnsanları dinden uzaklaşkırmayın; nefret ettirmeyin.