Hamas’ın örgütsel yapısı, mücadele stratejisi ve en son 7 Ekim saldırısı eleştirilebilir ancak İsrail’in soykırımına karşı Gazzeli kadınların, erkeklerin, çocukların ve yaşlıların ortaya koydukları kıyam, direnç ve mücadelelerine olan sarsılmaz inançları dünyadaki tüm vicdanlı insanları harekete geçirdi. Bu anlamda 7 Ekim Filistin halkı için önemli bir milattır. Kendi yurtlarını, namuslarını dirayetle savunmalarına ilaveten iki önemli alandaki başarıları da dikkat çekicidir:
Birincisi 75 yıllık Filistin mücadelesinin bu derece dünya kamuoyunun gündemine girmesini, vicdan sahiplerinin ayağa kalkmasını, ülkelerinin yönetimlerinin inisiyatif almasına yönelik çağrıda bulunmasını, baskı yapmasını sağlamak oldu.
İkincisi ise, Dünya, Yahudilerin bugüne kadar “Holokost” mağduriyeti üzerinden diğer toplumların insani değerlerini, yaklaşımlarını nasıl istismar ettiğini, ellerine imkan geçtiği zaman ne kadar acımasız olabileceklerini, ülke yönetimleri üzerinde nasıl bir baskı kurduklarını, baskıyla, şantajla yönetimlerin iradelerini nasıl mefluç ettiklerini, ABD’nin her ne pahasına olursa olsun onlara nasıl arka çıktığını ve siyonizmi himaye ettiğini, Siyonistlere en küçük bir eleştiride bulunanları “antisemitist” diye tehdit ettiğini canlı olarak izledi. Bu anlamda İsrail ilk defa dünyanın en istenmeyen, en kötücül devleti olarak görülmeye başlandı. Yani, kısacası 7 Ekim’den sonra yeryüzündeki Yahudiler için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Artık Yahudilerin mağduriyetini anlatan filmler yapılmayacak, tarihçiler, romancılar artık Holokost ile ilgili kitap / roman yazmayacaklar.
Yeryüzünde Yahudiler nasıl bu kadar bir itibar kaybına uğramışlarsa Filistin halkı da dünyada o derece bir itibar, destek görmeye başlamıştır. Hatta öyle ki, bebeklerini, çocuklarını, kocalarını, kardeşlerini kaybeden Gazzeli kadınların bu ağır tablo karşısındaki metanetleri, kıyamları, meydan okumaları, sarsılmayan imanları Batı’da önemli bir aksülamele sebebiyet verdi. Her gün sosyal medyada onlarca kadının Filistin direnişinden etkilenerek müslüman olduğunu okuyoruz. Keşke Arap sermayedarlar finanse etseler de bu halkın uğramış olduğu soykırım, çekilen çileler ve bunun dünyada hasıl ettiği etkilerle ilgili filmler, belgeseller yapılsa.
7 Ekim Filistin direnişi yüzyılımızın en önemli hadiselerinden biridir. Onun için bu büyük olayı başka hadiselerle kıyaslamak ve farklı cihetlere çekmek o yiğit insanların hatırasına saygısızlıktır, haksızlıktır.
En son BM toplantısı da İsrail’in dünyadan nasıl tecrit edildiğini, istenmeyen ülke pozisyonuna düştüğünü göstermiştir. ABD desteği olmasa İsrail’in o bölgede devletçiğini koruması bile mümkün olmayacak. Bu sürecin önemli sonuçlarından biri de zaten dünyada olumlu bir imaja sahip olmayan ABD’nin izlediği İsrail politikası nedeniyle daha çok itibar kaybına uğradığı gerçeğidir.
Hasılı Gazze küçücük bünyesiyle dünyayı sarstı ve kazandılar. Çünkü haklılar…