İnsanoğlunun en büyük zaaflarından biri de itidal (orta yol) üzere olmamaktır. Sevgi ve nefretlerinde ölçülü olmamaktır. Burada itidali kaybedince de bir türlü adaleti yakalayamıyor. Adalet, insanın fıtrattan kaynaklanan olumsuzluklarının itidale çekilmesidir.
Birilerini alabildiğine yüceltirken onun karşısındakini de aynı ölçüde yerin dibine batırabiliyoruz. Halbuki neticede herkes insan ve fani. Ve dolayısıyla da eksikle ve noksanla maluldür. Takdir edilecek yönleri olabileceği gibi tektir edilecek cihetleri de olabilir. Ancak insanî zaafın bir eseri olarak aşk mesabesinde sevdiklerimize, beğendiklerimize toz kondurmuyoruz; konduranları da tu kaka ediyoruz. Veya nefret ettiklerimizi de tamamen siliyoruz. Bahsi açıldığında nefretlerimiz kusuyoruz. Bu her iki halde insanı adaletten uzaklaştıran bir haldir ve bir insan için ciddi travmatik bir hastalıktır.
Bu durum insanoğlunun kadim problemlerindendir. İnsanların atalarını ne kadar yücelttiklerini ve bir türlü atalar kültünden vazgeçemediklerini müşahede eden Allah’ın Resulü arkadaşlarını uyarıyor; “Hristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları gibi, beni aşırı şekilde övmeyin! Ben ancak Allah’ın kuluyum. Bana ‘Allah’ın kulu ve Rasûlü’ deyin!”
“Ey cemaat! Her zaman nasıl konuşuyorsanız, öyle konuşun! Şeytan sizi saptırmasın! Ben, Abdullah’ın oğlu Muhammed’im. Ben Allah’ın kulu ve Rasulü’yüm. Vallahi! Sizin beni bulunduğum derecenin üzerine çıkarmanızı sevmem.”
Yine bir ecnebi Peygamber’e geldi. O’nun karşısında durunca korkudan titremeğe başladı. Bunun üzerine Rasulullah:
“Korkma rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak kuru et yiyen bir kadının oğluyum.” dedi.
Yüceltilmeye herkesten daha çok layık olan o mübarek insan bu insanî hastalığın farkında olduğu için arkadaşlarını ve ondan sonra gelecek ümmeti uyardı. Peki, ümmet ders aldı mı? Hayır!. Aynı kadim hastalık halen devam ediyor. Yücelttiklerinin fani olduklarını; hatayla, noksanla malul olduklarını unutarak -haşa- onları tanrı sıfatlarıyla anarak insanüstü bir makama oturtabilme cüretini göstermektedirler.
İşte insanlığın prototipi, paratoneri, örnek şahsiyet Hz. Muhammed’in (sav) örnek temsili. Zalim ve cahil insanoğlunun akletmeyen tabiatı!…